prior to the expected time; early

listen to the pronunciation of prior to the expected time; early
İngilizce - Türkçe

prior to the expected time; early teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

ahead of time
önceden

Her zaman en az beş dakika önceden gelmeye çalışırım. - I try to always arrive at least five minutes ahead of time.

Lütfen önceden planınızı bana bildirin. - Please inform me of the plan ahead of time.

ahead of time
zamanı gelmeden
ahead of time
vaktinden önce

Oraya vaktinden önce vardım. - I got there ahead of time.

Eğer gelemezsen, bana vaktinden önce bildirmelisin. - If you can't come, you should let me know ahead of time.

İngilizce - İngilizce
ahead of time
prior to the expected time; early