lekelemek

listen to the pronunciation of lekelemek
Türkçe - İngilizce
smear

Why do you like smearing China so much? - Neden Çin'i bu kadar lekelemekten hoşlanıyorsun?

stain
stigmatise
blot
cast a slur on
distain
smudging
contaminate
defame
dishonour
mark off
mar
(Argo) smarm
blemish
breathe upon
fleck
dirty
brand
blur
mottle
slur
dishonor
to stain; to soil
bedaub
besmirch
blacken
blotch
smudge
discolor
maculate
asperse
discolour [Brit.]
defile
cloud
bastardize
attaint
smirch
befoul
to sully, besmirch; to blacken the name of
flecker
to stain, to blot, to mar, to smear, to spot, to soil; to blemish, to tarnish, to dishonour, to taint
{f} tarnish
libel
sully
mark
taint
spot
splodge
{f} soil
smut
{f} speckle
{f} smutch
{f} splotch
bespatter
suhly
{f} sprinkle
besprinkle
{f} discolour
{f} spatter
lekele
blemish

Salmonella outbreaks blemished spinach importers' reputation for running clean factories. - Salmonella salgınları ıspanak ithalatçılarının temiz fabrika çalıştırma itibarını lekeledi.

lekeleme
blotting
lekele
{f} staining
lekele
{f} tarnished
lekele
{f} stained

My hands are stained with paint. - Ellerim boya ile lekelendi.

His shirt was stained with sauce. - Onun gömleği sos ile lekelendi.

lekele
{f} taint
lekele
make smeared
lekele
{f} tarnish
lekele
{f} sullied
lekele
{f} tainted
lekeleme
{i} soiling
lekeleme
defamation
lekeleme
{i} spotting
adını kirletmek/lekelemek
to tarnish sb's name
ismini lekelemek
infamize
lekele
smirch
lekele
splotch
lekele
{f} stain

How do you remove red wine stains from your carpet? - Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?

I don't think these ink stains will come off. - Bu mürekkep lekelerinin çıkacağını sanmıyorum.

lekele
speck
lekele
sully
lekeleme
defilement
lekeleme
staining
lekeleme
stain
lekeleme
defame
onurunu lekelemek
libel
sicilini lekelemek
blot one's copybook
şerefini lekelemek
be defamatory of smb
şerefini lekelemek
to be to sb's discredit
Türkçe - Türkçe
Birine, namusa dokunur bir suç yüklemek
Bir şeyi kirletmek, bir şey üzerinde leke oluşturmak
Birine, namusa dokunur suç yüklemek: "Durup dururken bir genci lekelemek güzel bir şey değil..."- Ç. Altan
lekeleme
Lekelemek işi
lekeleme
Namusa dokunur bir suç yükleme
lekelemek