künye

listen to the pronunciation of künye
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Bir kimsenin nereden ve kimden olduğunu bildiren ve hüviyeti yazılı olan kâğıt
Bir kimsenin kimlik bilgilerini gösteren kayıt
Gazete sorumluları ile büro çalışanlarının adlarının yer aldığı bölüm
Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği gibi özelliklerini gösteren kayıt
Soy sop ile ilgili kimlik bilgileri: "Künyesi bile, daha doğarken onun yönünü belirlemiş gibi idi."- H. Taner
Bu özelliklerin yazılı olduğu bilezik, kolye gibi metalden eşya
Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği gibi özelliklerini gösteren kayıt: "Kara Hüseyin'in künyesini yazdığım defteri belki on kere açtırıyor, parmağını künyenin üstüne büyük bir hızla koyuyor."- H. E. Adıvar
Soyu sopu ile ilgili kimlik bilgileri
Bu özelliklerin yazılı olduğu bilezik, kolye gibi metalden eşya: "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."- F. R. Atay
künye