talaş

listen to the pronunciation of talaş
Turkish - English
sawdust

Tom filled the holes with sawdust. - Tom delikleri talaşla doldurdu.

Why is there sawdust on the floor? - Neden zeminde talaş var?

rasping
wood shavings
shiver
swarf

I have to buy some swarfs. - Biraz talaş satın almak zorundayım.

wood shavings; sawdust; filings
shavings
excelsior
marble chippings
chop
filings
wood chips
(Mühendislik) chip
talaş böreği
vol au vent
talaş kalemi
chip breaker
talaş parçacıkları
chips
talaş sermek
litter down
talaş sermek
litter
kesme talaş
(Mekanik) discontinuous chip
ince talaş
thin chips
hayvanların altına serilen talaş
litter
metal talaş
swarf
Turkish - Turkish
Tahta kırpıntısı
Yonga, ağaç ve taş kırıntısı
Testereyle biçilen bir ağaçtan dökülen kırıntılar
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü gibi araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
talaş böreği
İçine pişirilmiş kuşbaşı et ve sebze konularak hazırlanan bir tür börek
talaş kebabı
bakınız: talaş böreği
talaş
Favorites