tunç

listen to the pronunciation of tunç
التركية - الإنجليزية
(isim) Bronze
bronze; made of bronze
made of bronze, bronze
gunmetal
made of bronze
tunç bilekli
(someone) whose arms are as strong as iron; very strong (person)
beyaz tunç
white bronze
التركية - التركية
Tunçtan yapılmış olan
Bakır, çinko ve kalay alaşımı, bronz
Bronz
Bakır kalay karışımı
Bakır, çinko ve kalay karışımı olup, pirinci andıran sarı bir alaşım
Koyu kızıl renkte olan
Tunçtan yapılmış olan: "Başında kalpak tunçtan bir miğfer gibi duruyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu
(Osmanlı Dönemi) HARSİNÎ
ruy
tunç bilekli
Kolu, bileği çok güçlü
tunç kafiye
Kafiyeli kelimelerin son harfleri arasında üç sesten fazla ses benzeşmesiyle veya biri diğerinin içinde bir kelime oluşturacak tarzda yapılan kafiye
ayfer tunç
Saklı, Mağara Arkadaşları, Taş-Kâğıt-Makas adlı öykü kitaplarının yanı sıra, Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek adlı anlatısıyla da tanınmış kadın yazarımız
tunç

    النطق

    علم أصول الكلمات

    [ 't&n ] (noun.) before 12th century. Middle English tunne, from Old English, from Medieval Latin tunna.
المفضلات