a political stance on a broad set of issues, which are called planks

listen to the pronunciation of a political stance on a broad set of issues, which are called planks
İngilizce - Türkçe

a political stance on a broad set of issues, which are called planks teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

platform
{i} platform
platform
yüksekçe yer
platform
peron

Peron 2'ye gelen tren 4:35'te Shibuya'ya gidecek. - The next train arriving at platform 2 will depart for Shibuya at 4:35pm.

Az sonra Boston trenine binmek zorunda olacağının farkında olan Tom, peronda Meryem'e tutkuyla sarıldı. - Tom, aware that he would soon have to board the train to Boston, had passionately clung to Mary on the station platform.

platform
(saylavdan önce) parti bağdarlaması
platform
altyapı
platform
{i} plato
platform
{i} sahanlık

Sahanlıkta sadece bir kişi daha vardı. - There was only one other person on the platform.

platform
(isim) platform, podyum, rampa, sahanlık, düzlük, yayla, plato, apartman topuk, tartışma ortamı, parti programı, taraça
platform
{i} peron. 4
platform
{i} tartışma ortamı
platform
{i} kürsü: The speaker used a crate as his platform. Konuşmacı kürsü olarak bir sandık kullandı
platform
{i} düzlük
platform
düzlem
platform
platform car açık yük vagonu
platform
tramvay sahanlığı
platform
{i} taraça
platform
bir siyasi partinin resmen kabul ettiği prensipler
platform
peron/platform/kürsü
platform
{i} parti programı
İngilizce - İngilizce
platform
a political stance on a broad set of issues, which are called planks