| yolculuk | cruising | en | |||
| yolculuk | itinerary | en | |||
| yolculuk | headway | en | |||
| yolculuk | journey | en | |||
| yolculuk | peregrination | en | |||
| yolculuk | travel | en | |||
| yolculuk | trip | en | |||
| yolculuk | voyage | en | |||
| yolculuk | passage | en | |||
| yolculuk | tour | en | |||
| yolculuk | journey, trip, voyage, expedition | en | |||
| yolculuk | Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde, bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat:"Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk."- F. N. Çamlıbel | tr | |||
| yolculuk | Bu gidiş gelişte geçen süre | tr | |||
| yolculuk | Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme:"Yolculukla ilgili işlemleri tamamlarken, koltuğuna oturtmuştuk onu."- N. Cumalı | tr | |||