Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Ulaşmak, ermek, vasıl olmak:"Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti."- Ö. Seyfettin. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak:"Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi."- A. Ş. Hisar. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak:"Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı."- Y. K. Karaosmanoğlu. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Vakit bulmak, yapabilmek. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak:"Bol zamanına yetişti de, ben onu böyle şımarık büyüttüm."- P. Safa. Üremek, büyümek, olmak:"Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti."- S. F. Abasıyanık. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek:"İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben."- Y. Z. Ortaç. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. Yardım etmek, yardımına koşmak:"Tam o sırada talih imdadıma yetişti."- R. H. Karay.
İngilizce Anlamı
1. catch. catch up. catch up on. run smb. close. come up with. draw up. equal. grow. hand up. keep up with. overtake. pull up. pull up to. pull up with. reach. 2. arrive. blossom. catch. reach. train. 3. catch, catch up, catch up on, run smb. close, come up with, draw up, equal, grow, hand up, keep up with, overtake, pull up, pull up to, pull up with, reach. "to reach, to attain; to catch; to catch sb up, to catch up (with sb); to keep up (with sb/sth); to suffice; to grow; to grow up, to be brought up; to come to the help of". 4. /a/ to catch, make, get to (a place) in time; to be in time for: Sekiz buçuk vapuruna yeti?ebildim. I was able to make the eight-thirty boat. 5. /a/ to catch up with, go fast enough to join. 6. /a/ (for something) to be ready or finished by (a specified time). 7. to arrive in time (to help one); to come to one´s aid in time. 8. /a/ to reach, get up to, get as far as: Boyum o rafa yeti?mez. I´m not tall enough to reach that shelf. Bu ip ikinci kata kadar yeti?ir. This rope´ll reach the second floor. 9. to suffice, be sufficient, be enough. 10. (for a plant) to grow: Manolyalar burada iyi yeti?ir. Magnolias grow well here. 11. (for a person or animal) to grow up, be raised. 12. to be educated: Cem, Galatasaray´dan yeti?ti. Cem was educated at Galatasaray. 13. /a/ to be able to do, manage to do (a specified amount of work). 14. /a/ to be old enough to have known, have been born in time to know; to live long enough to know: Ne günlere yeti?tik! What times have I lived to see! O büyükbabasyna yeti?emedi. He wasn´t born in time to know his grandfather. Yeti?!/Yeti?in! Help! Yeti?me! I hope you die! Yeti?meyesi! I hope he dies!". grow. 15. arrive. attain. to take before the bound. catch. catch up. get at. get through. head. make. overtake. reach. reach sb. serve.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.