seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
meet, equipment, compete, premium, ileri görüş, quite, polarization, rural, tahkik, smashed, desirable, attitude, fiyat, smooth, sonstigen, excellent, feel, invention, scripture, generic,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. dolaşmak, gezinmek.
2. (from) -den sapmak/ayrılmak: wander from the subject at hand ele alınan konudan ayrılmak. (belli bir amaci olmadan) dolasmak, gezmek; dogru yoldan ayrilmak, sapmak; (off ile) (esas konudan) ayrilmak, sapmak; konudan konuya atlamak, farkli seylere dalip gitmek, karismak. gez. gez. f.
3. (from) -den sapmak/ayrılmak: wander from the subject at hand ele alınan konudan ayrılmak. sayıklama. gezmek, dolaşmak, gezinmek, yolunu şaşırmak, kaybolmak, dalıp gitmek, sapmak, uzaklaşmak, sayıklamak, abuk sabuk konuşmak, kıvrıla kıvrıla gitmek.
4. yolu şaşırarak dolanıp durmak; yoldan çıkmak; içinde dolaşmak; wander uzaklaş/dolaş, dolaşma, gezinme, wanderergayesizce dolaşan kimse; abuk sabuk konuşmak, sayıklamak; konudan ayrılmak; f, dolaşmak, gezinmek.
5. belli bir amacı olmadan dolaşmak-gezmek. doğru yoldan ayrılmak. sapmak. gezinmek. dolaşmak. konudan ayrılmak.-.
6. dolaşma. gezinme. dolaşmak. amaçsız gezinmek. yoldan çıkmak. sayıklamak. abuk sabuk konuşmak.
7. gez.
8. (belli bir amaci olmadan) dolasmak. gezmek. dogru yoldan ayrilmak. sapmak. (off ile) (esas konudan) ayrilmak. konudan konuya atlamak. farkli seylere dalip gitmek. karismak.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Middle English wandren, from Old English wandrian; akin to Middle High German wandern to wander, Old English windan to wind, twist
Pronunciation : 'wän-d&r
Function : verb
Date : before 12th century

1. loiter; move aimlessly; lose one's way; go astray. wanderwandering \wan"der*ing\, a. & n. from wander, v.
2. To ramble here and there without any certain course or with no definite object in view; to range about; to stroll; to rove; as, to wander over the fields.
3. To go away; to depart; to stray off; to deviate; to go astray; as, a writer wanders from his subject.
4. To be delirious; not to be under the guidance of reason; to rave; as, the mind wanders.
5. To travel over without a certain course; to traverse; to stroll through. go via an indirect route or at no set pace; "After dinner, we wandered into town".
6. 1. If you wander in a place, you walk around there in a casual way, often without intending to go in any particular direction. They wandered off in the direction of the nearest store Those who do not have relatives to return to are left to wander the streets and sleep rough. Wander is also a noun. A wander around any market will reveal stalls piled high with vegetables. = stroll.
7. If a person or animal wanders from a place where they are supposed to stay, they move away from the place without going in a particular direction. Because Mother is afraid we'll get lost, we aren't allowed to wander far To keep their bees from wandering, beekeepers feed them sugar solutions. = stray.
8. If your mind wanders or your thoughts wander, you stop concentrating on something and start thinking about other things. His mind would wander, and he would lose track of what he was doing = stray.
9. If your eyes wander, you stop looking at one thing and start looking around at other things. His eyes wandered restlessly around the room. a short relaxed walk take/go for/have a wander.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
vagarerrerwandervaguearvagare

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.