Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu isim cümleleri kurar:"Rahatsız etmek istemem, hem de işim var."- H. E. Adıvar. Elde bulunan her şey:"Elimizden alınan şeyler bütün varımız ve bütün varlığımızdır."- R. E. Ünaydın. 2. değişken. 3. variant variation, variety, kıs. 4. değişken. var.
İngilizce Anlamı
1. get in. 2. company that improves an existing product and resells it under its own brand name. varvar. (biology) a group of organisms within a species that differ in trivial ways from similar groups; "a new strain of microorganisms" [syn: form, variant, strain]. 3. to. existent. present. available. there is. there are. to have . belongings. possessions. wealth. 4. available. there is (tekil). there are (çoğul). "existent, available, present; there is/are; (saatlerde) to; possessions, belongings". 5. existing, in existence. 6. present, in attendance; at hand, available. 7. used to indicate a willingness to participate in something: Ben varym. Count me in!/I´m willing to do it./I´m with you. 8. one´s all, everything one has: Bütün varyny bu i?e harcady. He put his heart and soul into this job. var mysyn? colloq. Will you?/How about it? var my bana yan bakan! Who dares to say me nay? var etmek /y/ to bring (something) into existence, create. var gücüyle with all his might. var kuvvetiyle with all his might. var ne bilsin yok halinden. proverb A rich person can´t really appreciate what it´s like to be poor. var ol! Good for you!/Well done!/Bravo! var olmak. 9. to exist. 10. to come into existence. var olsun, yerinde olsun. colloq. I wish him well, nevertheless I´m glad I don´t have to see: too much of him. var yok approximately, about, close to: Ali be? ya?ynda var yok. I´d say Ali´s close to five years old. var y yo?u everything one owns, all that one has, all one´s worldly wealth. var sa ... yoksa ... (for someone) to be the most important person in someone´s life: Ahmet için, varsa Emine yoksa Emine. Ahmet has eyes for no one but Emine. var la yok arasy. 11. very slight, minuscule. 12. rarely. var a yo?a kary?mak to poke one´s nose into everything. var yny yo?unu kaybetmek to lose everything one has.". 13. existing. in existence. present. in attendance. at hand. available. going spare.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.