seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
tank, jinekolog, occasionally, balance, kaplamak, expression, pity, decontextualized, iğne, meryem şen çok, exactly the same, düzenlemek, thoroughly, omnidirectional, culprit, bewerbenm, duly, spread, screenplay, entegrasyon,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Bir çizgi üzerinde yan yana veya art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi:"Şehir esnafı şekercisinden tutun da, berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar."- S. F. Abasıyanık. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman:"Bu sırada, elinde paketiyle gelen Mustafa Efendi yaklaştı."- M. Ş. Esendal. Üzerinde birkaç kişinin yer almasına yarar tahtadan oturacak yer:"Oturacak yerler tahta sıralardan olur."- S. Birsel. Dershane, meclis gibi yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Düzen. Sıra durumunda olan, sıra oluşturan. Sıra kelimesi ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kurar ve ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde, anlamlarında kullanılır.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. ordinal. line. queue. linage. order. row. series. file. rank. sequence. turn. bench. alignment. arrangement. array. form. occasion. place. progression. range. settle. slot. spell. succession. tier. train.
2. alignment. array. bench. file. line. occasion. order. queue. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. turn.
3. ordinal. desk (okul). line, queue, linage, order, row, series, file, rank, sequence, turn, bench, alignment, arrangement, array, form, occasion, place, progression, range, settle, slot, spell, succession, tier, train. "queue, line, file; order, sequence; turn; (oyunda) go; regularity; right time, occasion; desk, bench".
4. row; line; queue; file.
5. order, sequence.
6. turn: Syra sende. It´s your turn.
7. the right time to ...: ?imdi denize girmenin tam syrasy. Now´s just the right time for a dip in the sea. ?imdi syrasy de?il. This isn´t the right time.
8. point, moment, time: O syrada ö?retmen geldi. At that point the teacher came in. Çiçekleri sulady?ym syrada telefon çaldy. The telephone rang while I was watering the flowers.
9. bench.
10. desk (in a school classroom).
11. (things) placed in a row: syra a?açlar trees planted in a row.
12. of all shapes and sizes: syra portakaly oranges of all shapes and sizes. sıra dan ordinary; middling, mediocre, run-of-the-mill. sıra synda.
13. at the right time, when the time is ripe.
14. in the course of, during: ders syrasynda during the lesson. sıra syyla.
15. (doing something) at the right time.
16. sequentially, in sequence, in order, respectively: Bahriye ile Fahriye, syrasyyla altmy? ve yetmi? ya?laryndadyr. Bahriye and Fahriye are respectively sixty and seventy years old. sıra yla each in turn; one by one. sıra syny beklemek to wait one´s turn. sıra daya?y beating given to each person in a group in turn. sıra evler row houses, terrace. (adam/insan) sıra syna geçmek to be regarded as a decent person (when he is actually a complete scoundrel). sıra sy gelmi?ken Now that the time seems ripe ...: Syrasy gelmi?ken bunu yapalym. Let´s do this, now that the time seems ripe. sıra syna/ sıra syny getirmek to find a suitable opportunity. sıra syna göre when it´s right or appropriate to do so: Ynsan syrasyna göre susmasyny da bilmeli. A person should also know when he ought to keep quiet. sıra gözetmek/kollamak to wait for a suitable moment. sıra syny kaybetmek (for a baby) to get out of its normal routine of feeding and sleeping. sıra ya koymak /y/ to get (something) properly organized or arranged. sıra syna koymak /y/ to regard (someone) as being in (a certain) category. sıra maly.
17. run-of-the-mill, middling, mediocre (things).
18. run-of-the-mill things. sıra sayy syfaty gram. ordinal number. sıra syra row upon row of: syra syra çamlar row upon row of pines. sıra sütunlar arch. colonnade.". bank , sequence. range. row. order. sequence.
19. bank. sequence. file. line. order. pitch. range. round. row. series. tier. train. turn. queue. course. number. coordinate. ply. alternate. suite. tail. evolution. serial. catena. grade. alinement. alignment. procession. arrangement. array. bench. hand. ju.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. folge.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.