seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
quality, utilizatio, luck, ruhban, marriage, asansör, underflow, fles, revolution, trip, province, loaded down, preferences, scant, küresel ısınma, soul, ingestion, intelligible, mussel, canım sıkılıyor,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. çılgınca bağırıp çağırmak, hezeyan etmek.
2. about -i göklere çıkarmak, -e bayılmak. i.
3. çılgınca bağırma.
4. çılgınlık. s. övgü dolu. deli gibi abuk sabuk konusmak, saçmalamak, sayiklamak. v.saçmala:n.saçmalama. v.saçmala:n.saçmalama. f.
5. çılgınlık. s. övgü dolu. çılgınlık, deli olma, coşku, coşkulu tezahürat, çılgın parti, kasanın kenarlarına takılan parmaklıklar, kamyon kasasını yükseltmek için takılan tahtalar. saçmalamak, abuk sabuk konuşmak, çıldırmak, deli olmak, kudurmak, küplere binmek, hayran olmak.
6. şevklendirici, rave çılgınca konuş, çılgınlık/övgü; çıIgınca bağırma; çılgınca bağırıp çağırmak, çıldırmak, hezeyan etmek; çıIgınlık; saçmalamak, sayıklamak, deli gibi abuk sabuk konuşmak; fazla yük kaldırabilmesi için at arabasının yanlarına ilave edil.
7. deli gibi abuk sabuk konuşmak. saçmalamak. sayıklamak.
8. samimi övgü. çılgınca eğlence. cümbüş. alem. çıldırmak. çılgınca bağırıp çağırmak. hezeyan etmek.
9. saçmala saçmalama.
10. deli gibi abuk sabuk konusmak. saçmalamak. sayiklamak.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Middle English
Pronunciation : 'rAv
Function : verb
Date : 14th century

1. enthusiastic appraisal, extremely positive review or critique. speak deliriously, talk frantically; rage, blow or crash violently (about weather, ocean waves, etc.). enthusiastic; of trend; of crazy or wild talk. in the early 1960's, a party. rave\rave\, v. t. to utter in madness or frenzy; to say wildly; as, to rave nonsense.rave \rave\, n. [prov. e. raves, or rathes, a frame laid on a wagon, for carrying hay, etc.] one of the upper side pieces of the frame of a wagon body or a sleigh.rave \rave\ , v. i. [imp. & p. p. raved ; p. pr. & vb. n. raving.] [f. rêver to rave, to be delirious, to dream; perhaps fr. l. rabere to rave, rage, be mad or furious. cf. rage, reverie.].
2. to wander in mind or intellect; to be delirious; to talk or act irrationally; to be wild, furious, or raging, as a madman. in our madness evermore we rave. have i not cause to rave and beat my breast? the mingled torrent of redcoats and tartans went raving down the valley to the gorge of kiliecrankie.
3. to rush wildly or furiously. --spencer.
4. to talk with unreasonable enthusiasm or excessive passion or excitement; -- followed by about, of, or on; as, he raved about her beauty. the hallowed scene which others rave on, though they know it not.rave an extravagantly enthusiastic review; "he gave it a rave" v.
5. talk in a noisy, excited, or declamatory manner [syn: rant, mouth off, jabber, spout, rabbit on].
6. praise enthusiastically; "she raved about that new restaurant" [syn: gush].
7. imp. of Rive.
8. One of the upper side pieces of the frame of a wagon body or a sleigh.
9. To wander in mind or intellect; to be delirious; to talk or act irrationally; to be wild, furious, or raging, as a madman.
10. To rush wildly or furiously.
11. To talk with unreasonable enthusiasm or excessive passion or excitement; followed by about, of, or on; as, he raved about her beauty.
12. To utter in madness or frenzy; to say wildly; as, to rave nonsense. an extravagantly enthusiastic review; "he gave it a rave" a dance party that lasts all night and electronically synthesized music is played; "raves are very popular in Berlin" praise enthusiastically; "She raved about that new restaurant" participate in an all-night techno dance party.
13. 1. If someone raves, they talk in an excited and uncontrolled way. She cried and raved for weeks, and people did not know what to do `What is wrong with you, acting like that,' she raved, pacing up and down frantically.
14. If you rave about something, you speak or write about it with great enthusiasm. Rachel raved about the new foods she ate while she was there `Such lovely clothes. I'd no idea Milan was so wonderful,' she raved.
15. A rave is a big event at which young people dance to electronic music in a large building or in the open air. Raves are often associated with illegal drugs. an all-night rave at Castle Donington. Rave is also an adjective. Old faces and new talents are making it big on the rave scene.
16. to rant and rave: see: rant see also raving.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
delirioélogeRaveraverave

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.