seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
tabiat, rela, power plant, trump, wise, machinery, premature, sign, numerous, indication, queer, significantly, admissible, dağcı, sower, draugh, substantial, mark, narrow, piell,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. olası, muhtemel.
2. varsayımsal. varsayima dayanan. muhtemel. muhtemel. s.
3. varsayımsal.
4. muhtemel; presumptive evidence durum ve şartlardan çıkarılan kanıt, heir presumptiveheir, muhtemel, zan ve karşılaştırmaya dayanan.
5. olası. muhtemel. varsayima dayanan.
6. olası. muhtemel. veraset itibarıyla tayin edilmiş.
7. muhtemel.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. supposed, conjectured, assumed; conceivable, imaginable; reasonable, plausible. presumptiveyou can click anywhere, but just don't click here.presumptive \pre*sump"tive\ , a. [cf. f. présomptif.].
2. based on presumption or probability; grounded on probable evidence; probable; as, presumptive proof.
3. presumptuous; arrogant. [r.] t. browne.presumptive evidence (law), that which is derived from circumstances which necessarily or usually attend a fact, as distinct from direct evidence or positive proof; indirect or circumstantial evidence. "presumptive evidence of felony should be cautiously admitted." the distinction, however, between direct and presumptive (or circumstantial) evidence is now generally abandoned; all evidence being now more or less direct and more or less presumptive.presumptive heir. see: heir presumptive, under heir.
4. Based on presumption or probability; grounded on probable evidence; probable; as, presumptive proof.
5. Presumptuous; arrogant. affording reasonable grounds for belief or acceptance; "presumptive evidence"; "a strong presumptive case is made out" having a reasonable basis for belief or acceptance; "the presumptive heir ".
6. based on a reasonable belief about what is likely to be true.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.