Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. birine tesir ederek haksız hüküm verdirmek; garaz; prejudice against karşı haksız önyargı, haksız hüküm veya iş ile zarara uğratmak, prejudice in favor of lehin; peşin hüküm, önyargı, i; haksız hüküm veya işten gelen zarar; tarafgirlik. 2. önyargili. önyargili. önyargılı. önyargılı. önyargılı, peşin hükümlü, taraflı, etki altında kalmış. 3. etkile, önyargılı. 4. önyargılı. önyargili. 5. önyargılı. peşin hükümlü. 6. önyargılı.
İngilizce Anlamı
1. biased, having preconceived opinions, predisposed to a particular viewpoint. prejudicedadj. 2. emanating from a person's emotions and prejudices. 3. being biased or having a belief or attitude formed beforehand; "a prejudiced judge" [syn: discriminatory] [ant: unprejudiced]. 4. being biased or having a belief or attitude formed beforehand; "a prejudiced judge" emanating from a person's emotions and prejudices. 5. Foresight. 6. An opinion or judgment formed without due examination; prejudgment; a leaning toward one side of a question from other considerations than those belonging to it; an unreasonable predilection for, or objection against, anything; especially, an opinion or leaning adverse to anything, without just grounds, or before sufficient knowledge. 7. A bias on the part of judge, juror, or witness which interferes with fairness of judgment. 8. Mischief; hurt; damage; injury; detriment. 9. To cause to have prejudice; to prepossess with opinions formed without due knowledge or examination; to bias the mind of, by hasty and incorrect notions; to give an unreasonable bent to, as to one side or the other of a cause; as, to prejudice a critic or a juryman. 10. To obstruct or injure by prejudices, or by previous bias of the mind; hence, generally, to hurt; to damage; to injure; to impair; as, to prejudice a good cause. influence opinion in advance disadvantage by prejudice. 11. A person who is prejudiced against someone has an unreasonable dislike of them. A person who is prejudiced in favour of someone has an unreasonable preference for them. Some landlords and landladies are racially prejudiced.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.