seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
optimal, mass, stream, cumin, allege, get across, başkent, kalın, steak, european, elements, mesaj, duality, fixity, sincerely, experience, back, take care, quotations, oakling,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. kalem. tükenmezkalem; dolmakalem; yazarlik, kalem; yazar, kalem; kümes, agil, yazmak; agila kapatmak, kümese kapatmak; dar bir yere tikmak, kapatmak. v.yaz:n.kalem. v.yaz:n.kalem. and-ink drawing mürekkeple yapılan resim/lavi. kuğu (dişi), kafes, kodes, ağıl, kümes, tükenmez kalem, dolmakalem, hapishane, kalem, mürekkepli kalem, yazı üslubu. kaleme almak, yazmak, kâğıda dökmek, ağıla kapamak, hapsetmek.
2. yazıda üslup; muharrir, yazar; mürekkepli kalem, i, yazı kalemi; yazı yazma sanatı edebiyat; pen and ink, yazıya geçirmek, kâğıda dökmek; dişi kuğu; kanat veya kuyruk tüyü; tüy kalem; mürekkepli kalemle yazmak; dolmakalem, ağıla/kümese kapatmak, ağıl, kü.
3. tükenmez kalem. dolmakalem. mürekkepli kalem. kalem. yazı üslubu. ağıl. kümes. kafes. kodes. hapishane. kuğu (dişi). kaleme almak. yazmak. kâğıda dökmek. ağıla kapamak. hapsetmek. tükenmezkalem. yazarlık. yazar. ağıla/kümese kapatmak. dar bir yere tıkmak.
4. yazı kalemi. dolmakalem. tükenmez kalem. üslup. yazı yazma sanatı. edebiyat. kanat tüyü. ağıl. evcil hayvan barınağı. kodes. mürekkepli kalemle yazmak. kâğıda dökmek. ağıla koymak. kapatmak. tıkmak. oyun parkı. çit. sed.
5. yaz kalem.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Middle English pennen, from Old English -pennian
Pronunciation : pen
Function : transitive verb
Date : 13th century

1. writing tool that contains ink; author, writer; style of writing. shed, sty; fold, yard; playpen. write. enclose, confine, fence into an enclosed area. penitentiary, jail. pen\pen\, v. t. [imp. & p. p. penned or pent ; p. pr. & vb. n. penning.] [oe. pennen, as. pennan in on-pennan to unfasten, prob. from the same source as pin, and orig. meaning, to fasten with a peg.see: pin, n. & v.] to shut up, as in a pen or cage; to confine in a small inclosure or narrow space; to coop up, or shut in; to inclose. "away with her, and pen her up." watching where shepherds pen their flocks at eve.pen \pen\ , n. [oe. penne, of. penne, pene, f. penne, fr. l. penna.].
2. a feather. [obs.].
3. a wing. [obs.].
4. an instrument used for writing with ink, formerly made of a reed, or of the quill of a goose or other bird, but now also of other materials, as of steel, gold, etc. also, originally, a stylus or other instrument for scratching or graving. graven with an iron pen and lead in the rock. xix.
5. 4. fig.: a writer, or his style; as, he has a sharp pen. "those learned pens.".
6. (zo?l.) the internal shell of a squid.
7. [etymol. uncertain.] (zo?l.) a female swan. [prov. eng.].
8. A feather.
9. A wing.
10. An instrument used for writing with ink, formerly made of a reed, or of the quill of a goose or other bird, but now also of other materials, as of steel, gold, etc.
11. Also, originally, a stylus or other instrument for scratching or graving.
12. Fig.: A writer, or his style; as, he has a sharp pen.
13. The internal shell of a squid.
14. A female swan.
15. To write; to compose and commit to paper; to indite; to compose; as, to pen a sonnet.
16. To shut up, as in a pen or cage; to confine in a small inclosure or narrow space; to coop up, or shut in; to inclose.
17. A small inclosure; as, a pen for sheep or for pigs. a writing implement with a point from which ink flows an enclosure for confining livestock.
18. 1. A pen is a long thin object which you use to write in ink. ballpoint pen: see: ballpoint felt-tip pen: see felt-tip see also fountain pen.
19. If someone pens a letter, article, or book, they write it. She penned a short memo to his private secretary.
20. A pen is also a small area with a fence round it in which farm animals are kept for a short time. a holding pen for sheep see also: playpen = enclosure.
21. If people or animals are penned somewhere or are penned up, they are forced to remain in a very small area. to drive the cattle back to the house so they could be milked and penned for the night I don't have to stay in my room penned up like a prisoner. peninsula. A female swan. A penitentiary; a prison. penned penning to write something such as a letter, a book etc, especially using a pen.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
plumastyloFederpenapenna

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.