Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence. Kumar:"Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü:"Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar. Sahne veya mikrofonda oynamak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Hile, düzen, desise, entrika:"Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner. Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Teniste taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
İngilizce Anlamı
1. play. game. performance. stage play. act. acting. dance. sport. trick. canard. device. frolic. hoax. presentment. representation. wheeze. 2. device. dodge. game. hoax. performance. piece. play. prank. representation. ruse. sell. show. spectacle. trick. wiles. drama. dance. deception. joke. 3. play, game, performance, stage play, act, acting, dance, sport, trick, canard, device, frolic, hoax, presentment, representation, wheeze, spectacle. "game; play, performance; drama; dance; trick, ruse, game, hoax, prank". 4. game. 5. play, theatrical presentation. 6. dance, folk dance. 7. trick, ruse. 8. wrestling a movement designed to throw one´s opponent off guard. oyun almak to win a game. oyun çykarmak (for an acting troupe) to put on a performance; (for a team) to play a game. oyun etmek/oynamak/yapmak /a/ to play a trick on, pull a fast one on, hoodwink, dupe. oyun ebesi the person who is “it” in a game. oyun a gelmek to be deceived, be hoodwinked, be duped. oyun a getirmek /y/ to deceive, hoodwink, dupe. oyun havasy tune (which accompanies a folk dance). oyun kâ?ydy (a) playing card. oyun vermek. 9. to put on a theatrical production, put on a play. 10. to lose a game. oyun yanmak (for a game) to be spoilt.". 11. dance. game. play. ruse. trick. theatrical presentation. folk dance. wrestling a movement designed to throw one's opponent off guard. artifice. chicane. delusion. device. dodge. drama. fetch. filmization or filmisation. frisk. hand. hoax. jape. lark. pa.
Almanca Anlamı
1. spiel.
İspanyolca
Fransızca
Almanca
Portekizce
İtalyanca
jeu [le], danse [la], théâtre [le], tour [le], manigance [la], spectacle [le], farce [la], fraude [la]
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.