seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
kneel, urgency, düzenlemek, karara varmak, scales, mutsuz, karara varmak, sample, stakes, perpetually, assess, tank, availability, savy, mal yüklemek, glance, vadelı, maintenance, harbor, unsophicitaced,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. fırsatçı kimse, i, oportünist, oportünizm, fırsatçılık, oportünizm, opportunist i.
2. i. fırsatçı, oportünist. firsatçi. fırsatçı. fırsatçı. i. fırsatçı, oportünist. fırsatçı, fırsatı değerlendiren kimse.
3. fırsatçı.
4. fırsatçı kimse. oportünist. fırsatçı. anaforcu. menfaatçi.
5. firsatçi. oportünist. fırsatçı. eyyamcı.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. seizing opportunities (often without regard for principles or ethics). one who seizes opportunity (often without regard for principles). opportunistsee opportunity.
2. One who advocates or practices opportunism. a person who places expediency above principle taking immediate advantage, often unethically, of any circumstance of possible benefit.
3. The art or practice of taking advantage of opportunities or circumstances, or of seeking immediate advantage with little regard for ultimate consequences. taking advantage of opportunities without regard for the consequences for others.
4. 1. disapproval If you describe someone as opportunist, you are critical of them because they take advantage of any situation in order to gain money or power, without considering whether their actions are right or wrong. corrupt and opportunist politicians. An opportunist is someone who is opportunist. Like most successful politicians, Sinclair was an opportunist Car thieves are opportunists.
5. Opportunist actions are not planned, but are carried out in order to take advantage of a situation that has just occurred. Eric Cantona made the game safe with a brilliant opportunist goal.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.