Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer:"Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık."- A. Haşim. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm:"Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu. Nöbetçi bulunan yer. Sınır, derece, radde. Nöbetçi, gözcü, bekçi:"O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz."- Ö. Seyfettin. 2. (Nukta) Benek. * Durak, mevki. Mahâl. * Göze ârız olan leke. * Durak işareti. * Tek karakol, tek nöbetçi. * Yazıdaki durak işâreti. * Mat: Hiçbir uzunluğu olmayan şekil.
İngilizce Anlamı
1. pinpoint. point. dot. spot. speck. full stop. stop. full point. post. fleck. macula. particular. period. speckle. tittle. 2. dot. period. point. respect. speck. speckle. spot. vertex. full stop. place. subject. military post. police post. isolated sentry. 3. pinpoint. point, dot, spot, speck, full stop, stop, full point, post, fleck, macula, particular, period, speckle, tittle. "point, dot; full stop, period; speck, spot; place, spot; subject, point; military post, police post". 4. point, dot. 5. spot, speck. 6. math. point. 7. punctuation period, Brit. full stop. 8. place, spot. 9. point, item, particular (under discussion). 10. point (along a road where a policeman or soldier is always to be found). nokta kayna?y. 11. spot welding. 12. (a) spot-weld. nokta kayna?y yapmak /a/ to spot-weld. nokta koymak /a/. 13. to put a period or dot. 14. to finish, wind (something) up. nokta sy noktasyna exactly, completely; in every way. nokta olmak slang. 15. to beat it, get lost. 16. (for a dope-taker) to be so high he can´t move a muscle. iki nokta üst üste punctuation colon. syra nokta lar punctuation ellipsis dots, ellipsis points, suspension dots, suspension points.". period , dot , point. point. 17. period. dot. point. spot. speck. full stop. place. item. pause. pitch. taint. tittle.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.