Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Soluk. Şifa amacıyla hastaya dua okuma. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman:"Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner. Canlılık, hayat belirtisi:"Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, çok şükür."- O. V. Kanık. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. 2. Soluk, üfürülen hava. Soluma, soluk verip alma. * Uzun söz. * Bolluk. * Hased etmek. *Edb: Bektaşi tekkelerinde okunan manzum söz.
İngilizce Anlamı
1. breath. exhalation. whiff. wind. 2. breath. puff. wind. draw. drag. 3. breath, exhalation, whiff, wind. "breath; puff, draw, drag". 4. breath. 5. puff, draw, drag (on a pipe, cigarette). 6. instant, moment. 7. breath which has healing power (and which is blown upon the sick). 8. poem (sung by dervishes). 9. slang hashish, hash. nefes alamamak. 10. to be unable to breathe properly. 11. to be very busy, not to have time to catch one´s breath. nefes aldyrmamak /a/ to work (someone) very hard, not to give (someone) a chance to catch his breath. nefes almak. 12. to breathe; to breathe in, inhale. 13. to feel relieved, breathe freely. 14. to take a short break, catch one´s breath; to rest. 15. to live, breathe. nefes borusu anat. trachea. nefes çekmek. 16. to take a puff, draw, or drag (on a pipe, cigarette). 17. slang to smoke some hash. 18. slang to have sexual intercourse, have sex. nefes darly?y. 19. shortness of breath. 20. asthma. nefes etmek /a/ to blow one´s breath upon (someone) (to cure him/her of an ailment). nefes kesici breathtaking, thrilling; suspenseful, suspense-filled. nefes i kesilmek to be thrilled: O manzara kar?ysynda herkesin nefesi kesildi. That view took everybody´s breath away. nefes i kesilmek/daralmak/tutulmak. 21. to have difficulty breathing. 22. to gasp, catch one´s breath. nefes nefese out of breath, panting. nefes tüketmek. 23. to talk at great length, talk until one is blue in the face. 24. to expend a lot of hot air for nothing, waste one´s breath. nefes vermek to breathe out, exhale.". 25. breath. puff. air. exhalation. gasp. respiration. wind.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.