| Kutup | ucay | tr | |||
| Kutup | polar | tr | |||
| kutup | Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri | tr | |||
| kutup | Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse | tr | |||
| kutup | Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği var sayılan iki noktasından her biri | tr | |||
| kutup | Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri | tr | |||
| kutup | Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri:"Çalışanlarla çalıştıranları ayrı kutuplarda toplayarak birbirine düşman ediyor."- N. Cumalı | tr | |||
| kutup | Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse:"Kendini kaza halkına âdeta bir kutup diye tanıtmıştı."- E. E. Talu | tr | |||
| kutup | Gök küresinin, dolayında döndüğü var sayılan eksenin iki ucundan her biri | tr | |||
| kutup | Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri | tr | |||
| kutup | Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği var sayılan iki noktasından her biri:"Kutuplara gitmeği bile çok düşündüm."- P. Safa | tr | |||