seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
several, judgment, duydum, chill, set, accurate, strangle, burn, geçerli, naval, otla beslenen, tonotoriety, minister, mambas, regarding, einhurtschen, orebreaker, thrillingly, multilateral, rupture,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek:"Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık."- S. F. Abasıyanık. Yükseltmek. Ürünü toplamak, taşımak. Çekmek, taşımak. Katlanmak, tahammül etmek:"Doğrusunu isterseniz onu çoktan kapı dışarı etmeliydim, ama yüreğim kaldırmıyor, acıyorum."- S. F. Abasıyanık. Uygun gelmek, götürmek, yakışmak. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek:"Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir."- Anayasa. Hastayı hastaneye götürmek:"Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesi'ne kaldırdılar."- A. Gündüz. Ölüyü gerekli töreni yaparak gömmek. Çalmak, aşırmak. Toplamak:"Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar."- N. Cumalı. Alıp başka yere götürmek. Uyandırmak:"Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni."- Halk türküsü. Piyasadan çekmek. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Kaçırmak:"Yakın köyden kaldırdığı bir yosmayı sarhoş etmekle meşguldü."- S. F. Abasıyanık. İyi etmek, iyileştirmek. Bir şeyden çokça satın almak. Tayin etmek, atamak:"Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler."- M. Ş. Esendal. Yok etmek, ortadan silmek:"Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır."- O. S. Orhon.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. lift. erect. carry. remove. abolish. arouse. blank out. blue-pencil. boost. brook. cancel. clear. clear away. deration. do away with. elevate. get up. heave. heft. hoist. hold. hold up. jack. jack up. give smb. a lift. lift up. move away. perk. perk.
2. axe. bear. cancel. cock. heave. hoist. lift. prise. pry. quash. raise. rear. remove. revoke. stomach. support.
3. lift, erect, carry, remove, abolish, arouse, blank out, blue pencil, boost, brook, cancel, clear, clear away, deration, do away with, elevate, get up, heave, heft, hoist, hold, hold up, jack, jack up, give smb. a lift, lift up, move away, perk. poise (baş). "to lift, to raise, to hoist, to elevate; to erect; to carry; to remove; to cancel, to abolish, to annul, to abrogate, to do away with sth; to void; to put sth away; to clear sth away; to wake (sb up), to get sb up; to carry, to support, to bear; to stomac". "/y/.
4. to lift up, raise, elevate.
5. (for something) to bear, support.
6. to bear, endure, tolerate (someone´s words or behavior).
7. to make (someone) stand up; to get (someone) up (from bed).
8. to put (something) away or out of reach,.
9. to abolish, do away with.
10. colloq. to kidnap.
11. slang to swipe, make off with, steal, lift.
12. to dispatch (a vehicle), signal (a vehicle) to go.
13. to flush, start (game).
14. to cause (something) to peel off in layers. kaldyryp atmak /y/ to get rid of, throw away.". remove. lift.
15. abolish. remove. to lift up. to raise. to elevate. for sth to bear. to support. to endure. to make sb stand up. to get sb up from bed. to put sth away or out of reach. to abolish. to do away with. to remove. col to kidnap. to steal. vehicle to dispa.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. aufheben.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.