seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
hesitation, legacy, benign, place, hood, representative, inconsequently, gorgios, unexpected, converge, symbolization, apethetic, lines, herzaman, participle, gain, thing, openness, lament for, devastation,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek:"Silahını, hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor."- R. E. Ünaydın. Hızla koşup bir yere saklanmak:"Bir tehlike sezdiğin anda hemen eve kaçarsın."- H. R. Gürpınar. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Kaçınmak. Sızmak. İpi kopmak. Girmek. Bir yana doğru kaymak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak:"Belki sirayet eder diye korkacaklar ve kaçacaklar."- B. Felek. Hızlı koşmak:"Biletlerini memurun elinden kaptı, kaçar gibi gişeden uzaklaştı."- N. Cumalı. Yok olmak. Yaklaşmak, benzemek, andırmak. Kaçgöçe uymak:"Gelin bir evde kayınbabasından kaçar, güveyi, baldızının yüzünü tanımazdı."- R. H. Karay. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Renk, ağarmak, uçmak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Futbol veya basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Bazı nitelik bildiren sözlerle "olmak" anlamıyla yardımcı fiil gibi kullanılır:"Latife etmek istediği zaman biraz kabaya bile kaçardı."- F. R. Atay.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. take flight. light out. escape. run away. run. desert. flee. slip off. slip. abscond. blow. bolt. make a bolt for it. break. break away. bunk. decamp. defect. elope. fade. fly. fly away. get away. go by. hook it. lam. lapse. leg it. nip off. pack up.
2. avoid. desert. duck. elude. escape. flee. flinch. funk. hare. sag. scamp. shrink. shun. slip. trot. to run away. to get away. to flee. to escape. to break away. to break out. to bolt. to abscond. to make off. to do a bunk. to elope. to run away with sb. to make a move. to go. to ooze. to leak. to ladder. to run. to.
3. escape, run away, run, desert, flee, slip off, slip, abscond, blow, bolt, make a bolt for it, break, break away, bunk, decamp, defect, elope, fade, fly, fly away, get away, go by, hook it, lam, lapse, leg it, nip off, pack up, pull out, retreat. ladder (çorap). clear off. "to run away, to get away, to flee, to escape, to break away, to break out, to bolt, to abscond, to make off, to do a bunk; to elope, to run away with sb; to make a move, to go; to escape, to ooze, to leak; (çorap) to ladder, to run; (dust, insect etc.) to".
4. /dan/ to escape (from), flee; to desert; to run away (from); to skip out of; to sneak off from.
5. /dan/ to get out of, avoid, shirk (an obligation).
6. /dan/ to avoid, stay away from (someone, a place).
7. /dan/ (for liquid, gas) to leak, leak out (of); (for electricity) to escape from (something).
8. (for a stocking) to run, Brit. ladder.
9. /a/ (for water, dust, an insect) to slip into, get into, penetrate (one´s eye, ear, a container).
10. /a/ to slip to (one side).
11. to disappear, go away without saying good-bye.
12. /la/ to elope with.
13. to run fast.
14. (for one´s sleep, peace of mind, good mood) to disappear, vanish, go away.
15. /a/ to tend toward, verge on, be tinted with (exaggeration, malice, another color).
16. to seem (rude, inopportune).
17. to turn out (well, badly). Kaçan balyk büyük olur. proverb One always imagines the thing one has missed to be better than it actually was. kaçacak delik aramak to look for a place to hide. kaçmaktan kovalamaya/kovmaya vakti olmamak/vakit bulamamak/eli de?memek to be so busy with important matters that one has no time for lesser things. ". escape.
18. abscond. escape. to escape from. to evade. to run away from. to desert. to avoid. to flee from. to sneak off from. to skip out of. stocking to run. to leak out. to veil herself before men. to go away inadvertently. to run swiftly. to leave. water , dus.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. flüchten. . fliehen. ausfliegen. ausreißen. ausrücken. davonlaufen. desertieren. die flucht ergreifen. reißaus nehmen. durchbrennen. durchgehen. entgehen. entkommen. entweichen. entwischen. kneifen. sich entziehen. sich vor etw drücken. spielen. türmen. ver.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.