seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
şerefe, antreman, instigate, specilaties, superhelical, corporate, delayed, empower, yatkın, yakışıklı, evenly, hairy, fund, donut, ne, remote area, lately, immutable, proposal, invincible,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Vurarak veya ezerek parçalamak. İri parçalara ayırmak. Belirli bir biçimde katlamak. Öldürmek, yok olmasına sebep olmak. Azaltmak, indirmek:"Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu."- H. Taner. Gücünü, etkisini azaltmak:"Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış."- B. Felek. Yok etmek. Değerinden düşük fiyata almak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek:"Sizin hatırınızı kırmamak için, işte gelip misafir oluyorum; fakat bu yaşımda misafirle uğraşacak halim yok."- H. Z. Uşaklıgil. Tavla gibi oyunlarda karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. Vücut kemiklerinden birini parçalamak:"Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!"- O. C. Kaygılı. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek:"Ne tarafa doğru meyil varsa, gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki, bisiklet doğrulsun."- B. Felek. Kaçmak, uzaklaşmak. Daha iyi bir sonuç elde etmek:"Tam en az elli bin satıp rekor kıracak."- A. Gündüz.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. put smb.'s nose out of joint. break. split. crack. hurt. offend. give offence. give offense. ruffle smb.'s feelings. breach. break down. bust. cut. dampen. fracture. lacerate. outrage. pique. rive. rupture. shatter. snap. snap off. stave in. sting. t.
2. affront. break. bust. cut. exterminate. fracture. hurt. offend. pain. prejudice. prise. prize. pry. rupture. shatter. smash. snap.
3. break, split, crack, hurt, offend, give offense, ruffle smb.'s feelings, breach, break down, bust, cut, dampen, fracture, lacerate, outrage, pique, rive, rupture, shatter, snap, snap off, stave in, sting, touch. freeze, put off (cesaret). bear down (direnç). reduce (fiyat). vanquish (kibir). chop (odun). skip (okul). set up (rekor). discount (senet). blight, quench (umut). chill (ümidini). refract (ışın). "to break, to snap, to smash, to shatter, to fracture, to bust; to fold, to pleat, to crease; to hurt, to offend, to break one's heart; to kill, to destroy, to exterminate; to turn (a steering wheel, etc.) to one side; (tavlada) to take; (para) to clean (s". "/y/.
4. to break.
5. to chop or split (wood).
6. to crush; to grind coarsely.
7. to fold (printed sheets).
8. to break, destroy (one´s resistance, strength, pride, or desire).
9. (for war, disease) to kill, cut down.
10. to reduce (a price).
11. to offend, hurt.
12. backgammon to win (an opponent´s piece).
13. to turn (a rudder, steering wheel) sharply to one side.
14. to mitigate, abate, break (the severity of a cold spell, the unpleasant effects of something).
15. slang to run away, clear out, make tracks. Kyr boynunu! colloq. Scram!/Beat it! kyryp dökmek /y/ to destroy, break. kyryp geçirmek /y/.
16. to wipe out, destroy utterly.
17. to offend (someone) greatly.
18. to make (people) split their sides laughing. kyran kyrana (fighting) savagely, with no holds barred; with might and main. kyrdy?y koz kyrky/bini a?mak to make one gaffe after another.".
19. to break. wood to chip. to split. to crush. to grind coarsely. pointed sheets to fold. to destroy. to kill. to cut down. price to reduce. to offend. to hurt. to turn a sudden , a steering wheel sharply to one side. the unpleasant effects of sth.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. brechen.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.