seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
wristband, features, flour, boastful, existence, beton, coupling, proprietary, accusing with, all around, bug me, issue, shall be routed, yapı, things, proprietary, ataç, scarce, anket, quite,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Geçersiz. geçersiz. geçersiz. hasta, sakat,hükümsüz, geçersiz; degersiz, bos, yararsiz. geçersiz. geçersiz. geçersiz. gecersiz.
2. Hasta, zayıf, hastalıklı;.
3. hastaya ait;.
4. Hasta aam, hastalıklı kimse; 4.Çürüğe çıkarmak, hastaneye göndermek;.
5. Sakatlamak, malul kılmak;.
6. Hasta olmak, malul olmak, sakatlanmak, çürüğe çıkmak. hasta, yatalak, sakat. çürüğe çıkarmak. geçersiz, hükümsüz, boş, yararsız, hasta, yatalak, sakat.
7.  hasta/geçersiz, muteber olmayan, hükümsüz, battal, hasta, geçersiz, invalid çürüğe çıkar; hasta, geçersiz, hükümsüz, sakat; yatalak, hastaIıklı, hasta zayıf, sakat; hastaya mahsus; sakat kimse; hastaneye göndermek, çürüğe çıkarmak; hasta sayarak memleket.
8. Malul, sakat, iş görmez.
9. hasta. sakat. hükümsüz. geçersiz.
10. geçersiz. hasta. zayıf. yatalak. hastalıklı. sakat. hastaya özel. hükümsüz. çürüğe çıkarmak. hastahaneye göndermek. malul kılmak. hasta olmak. hasta diye memleketine göndermek. hasta kimse. geçmez. sakat insan.
11. geçersiz.
12. hasta. sakat. hükümsüz. geçersiz. degersiz. bos. yararsiz.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Latin invalidus weak, from in- + validus strong; more at VALID
Pronunciation : (")in-va-l&d
Function : adjective
Date : 1542

1. cripple, bedridden person; something which is not valid. make sick, disable; become sick, become disabled; retire from service (due to a disability). expired; disqualified; sick, ill; handicapped; of the handicapped, of sick people; feeble; illegal, incorrect, unknown to the program (Computers). invalid\in*val"id\ , a. [pref. in- not + valid: cf. f. invalide, l. invalidus infirm, weak. cf. invalid infirm.].
2. of no force, weight, or cogency; not valid; weak.
3. (law) having no force, effect, or efficacy; void; null; as, an invalid contract or agreement.invalid \in"va*lid\ (?; 277), n. [f. invalide, n. & a., l. invalidus, a. see: invalid null.] a person who is weak and infirm; one who is disabled for active service; especially, one in chronic ill health.invalid \in"va*lid\ , a. [see: invalid, n.] not well; feeble; infirm; sickly; as, he had an invalid daughter.invalid \in"va*lid\, v. t.
4. to make or render invalid or infirm. "invalided, bent, and almost blind.".
5. to classify or enroll as an invalid. peace coming, he was invalided on half pay. arlyle.invalid adj.
6. having no cogency or legal force; "invalid reasoning"; "an invalid driver's license" [ant: valid].
7. no longer valid; "the license is invalid" someone who is incapacitated by a chronic illness or injury [syn: shut-in] v 1: force to retire, remove from active duty, as of firemen 2: injure permanently; "he was disabled in a car accident" [syn: disable, incapacitate, handicap].
8. Of no force, weight, or cogency; not valid; weak.
9. Having no force, effect, or efficacy; void; null; as, an invalid contract or agreement.
10. A person who is weak and infirm; one who is disabled for active service; especially, one in chronic ill health.
11. Not well; feeble; infirm; sickly; as, he had an invalid daughter.
12. To make or render invalid or infirm.
13. To classify or enroll as an invalid. someone who is incapacitated by a chronic illness or injury force to retire, remove from active duty, as of firemen no longer valid; "the license is invalid" having no cogency or legal force; "invalid reasoning"; "an invalid driver's license".
14. 1. An invalid is someone who needs to be cared for because they have an illness or disability. I hate being treated as an invalid.
15. If an action, procedure, or document is invalid, it cannot be accepted, because it breaks the law or some official rule. The trial was stopped and the results declared invalid.
16. An invalid argument or conclusion is wrong because it is based on a mistake. We think that those arguments are rendered invalid by the hard facts on the ground. someone who cannot look after themselves because of illness, old age, or injury.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.