seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
magnitude, philosophia, sıkıcı, approximately, as well, humanitarian, kütük, rare, feet, aloof, provide, highlighted, indifferent, imperfect, opted, overproduction, allegation, so ever, coolu, ox shed,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. f. araya girmek, aracılık etmek. (with, for ile) (korumak için) araya girmek. araya gir. araya gir. f. araya girmek, aracılık etmek. araya gir. aracılık etmek, araya girmek, yalvarmak, rica etmek.
2. aracılık etmek, araya girmek, konuş, tavassut etmek.
3. (with/for ile) (korumak için) araya girmek.
4. araya gir.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Latin intercedere, from inter- + cedere to go
Pronunciation : "in-t&r-'sEd
Function : intransitive verb
Date : 1597

1. plead or speak on behalf of another; mediate, arbitrate, intervene. intercedeintercedence \in`ter*ced"ence\ , n. the act of interceding; intercession; intervention. [r.] reynolds.
2. To pass between; to intervene.
3. To act between parties with a view to reconcile differences; to make intercession; to beg or plead in behalf of another; to mediate; usually followed by with and for; as, I will intercede with him for you.
4. To be, to come, or to pass, between; to separate. act between parties with a view to reconciling differences; "He interceded in the family dispute"; "He mediated a settlement".
5. If you intercede with someone, you try to persuade them to forgive someone or end their disagreement with them. They asked my father to intercede with the king on their behalf It has also asked Britain and the United States to intercede. to speak in support of someone, especially in order to try to prevent them from being punished intercession intercede with (intercedere, from cedere ).

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.