Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. adı kötüye çıkmış, (kötü bir şeyden dolayı) meşhur. 2. rezil. 3. ayıp, çok çirkin. alçak, rezil; ayip, igrenç. rezil. rezil. s. 4. ayıp, çok çirkin. adı çıkmış, kötü şöhretli, rezil, kepaze, berbat, utanç verici, yüz kızartıcı, yüz kızartıcı suç işlemiş. 5. rezilcesine, kötü ün yapmış/rezil, çok çirkin, infamously rezaletle, infamousness rezillik, ayıp; adı kötüye çıkmış; kepaze, rezil. 6. alçak. rezil. ayıp. iğrenç. 7. adı kötüye çıkmış. rezil. kepaze. ayıp. çok çirkin. 8. rezil.
İngilizce Anlamı
Etymology : Middle English, from Latin infamis, from in- + fama fame Pronunciation : 'in-f&-m&s Function : adjective Date : 14th century 1. disreputable; deplorable, terrible, shameful, indecent; heinous, villainous. infamous\in"fa*mous\ , a. [pref. in- not + famous: cf. l. infamis. see: infamy.]. 2. of very bad report; having a reputation of the worst kind; held in abhorrence; guilty of something that exposes to infamy; base; notoriously vile; detestable; as, an infamous traitor; an infamous perjurer. false errant knight, infamous, and forsworn. 3. causing or producing infamy; deserving detestation; scandalous to the last degree; as, an infamous act; infamous vices; infamous corruption. 4. (law) branded with infamy by conviction of a crime; as, at common law, an infamous person can not be a witness. 5. having a bad name as being the place where an odious crime was committed, or as being associated with something detestable; hence, unlucky; perilous; dangerous. "infamous woods." fletcher. infamous hills, and sandy perilous wilds. the piny shade more infamous by cursed lycaon made. 6. Of very bad report; having a reputation of the worst kind; held in abhorrence; guilty of something that exposes to infamy; base; notoriously vile; detestable; as, an infamous traitor; an infamous perjurer. 7. Causing or producing infamy; deserving detestation; scandalous to the last degree; as, an infamous act; infamous vices; infamous corruption. 8. Branded with infamy by conviction of a crime; as, at common law, an infamous person can not be a witness. 9. Having a bad name as being the place where an odious crime was committed, or as being associated with something detestable; hence, unlucky; perilous; dangerous. 10. Infamous people or things are well-known because of something bad. He was infamous for his anti-feminist attitudes. = notorious. well known for being bad or evil (infamis, from fama; FAME).
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.