Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Süresince, zarfında:"Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç. Ortamında:"Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay. Kendisinden önceki söze "çok" anlamını katar.
İngilizce Anlamı
1. included. in. inside of. within. inly. therein. in. inside. within. among. amongst. sub. 2. included. in. inside of. within. inly. therein. inside. among. amongst. sub. 3. included. in, inside of, within, therein. in, inside, within, among, amongst, sub. "in; within; included, including; aboard, on". 4. inside, within, in: Evin içinde saklandy. He hid inside the house. Kütüphane içinde yslyk çalynmaz! You don´t whistle in a library! Bahçe içinde, güzel bir ev. It´s a beautiful house, set in a garden. 5. within, in the space of, before the end of, inside, inside of (a period of time): Bu i? bir yyl içinde bitmez. This job won´t finish within a year. 6. among: Misafirlerin içinde üç psikiyatr vardy. Among the guests were three psychiatrists. Böyle insanlar içinde ya?amak onlaryn ho?una gidiyor. They like living among such people. 7. under, given: Bu ?artlar içinde ba?ka ne yapabilirim? Given these conditions, what else can I do?. 8. full of: Yollar çamur içinde. The roads are very muddy. E?yalar toz içindeydi. The furniture was thick with dust. içinde kaybolmak /yn/. 9. to vanish within (a place). 10. to be practically unnoticeable in. 11. (for an article of clothing) to be much too big for, swallow: Servet, Semih´in eski trençkotu içinde kayboldu. Semih´s old trench coat swallowed Servet. içinde olmak to be included. içinde yüzmek. 12. to be full of; to be covered in or with, be thick with: ?akir bit içinde yüzüyor. ?akir´s covered with lice. 13. to have a great deal of, wallow in, swim in (wealth): Nazly para içinde yüzüyor. Nazly´s wallowing in money. 14. /yn/ (for an article of clothing) to be far too big for, swallow: O ceketin içinde yüzüyorsun. That sports coat swallows you.". in. inside. 15. in. inside. within a limit. under circumstances. all. full of. having.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.