seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
run into, biricik, kitle, aslında, kalın, review, derail, decredible, reluctance, what is her name, yerinde, several, regarded, oder, constitute, aspects, recovery, afford, woofy, common,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. s. tereddütlü, ikircikli, ikircimli, kararsız, duruksun. kararsiz, ikircikli. kararsız,tereddütlü. kararsız. s. tereddütlü, ikircikli, ikircimli, kararsız, duruksun. kararsiz. tereddüdlü, duraksayan, mızmız, kararsız, kuşkulu.
2.  hesitancy tereddüt, hesitance, duraksayarak, tereddüt eden, duraksama, hesitantly tereddütle, kararsız, şüphe içinde.
3. kararsız. ikircikli.
4. tereddüt eden. şüphe içinde. kararsız. çekingen. mütereddit. tereddütlü.
5. tereddütlü, kararsız.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. indecisive, vacillating, irresolute, faltering. hesitant\hes"i*tant\ , a. [l. haesitans, p. pr. of haesitare: cf. f. hésitant. see: hesitate.].
2. not prompt in deciding or acting; hesitating.
3. unready in speech.hesitant adj.
4. lacking decisiveness of character; unable to act or decide quickly or firmly; "stood irresolute waiting for some inspiration" [syn: hesitating, irresolute].
5. acting with uncertainty or hesitance or lack of confidence; "a groping effort to understand" [syn: groping].
6. Not prompt in deciding or acting; hesitating.
7. Unready in speech. lacking decisiveness of character; unable to act or decide quickly or firmly; "stood irresolute waiting for some inspiration".
8. If you are hesitant about doing something, you do not do it quickly or immediately, usually because you are uncertain, embarrassed, or worried. She was hesitant about coming forward with her story + hesitancy hesi·tan·cy A trace of hesitancy showed in Dr. Stockton's eyes. = reluctance + hesitantly hesi·tant·ly `Would you do me a favour?' she asked hesitantly. uncertain about what to do or say because you are nervous or unwilling.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
vacilantehésitantzögerndhesitanttitubante

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.