Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı. Başına getirildiği fiilin bir fırsat sayıldığını anlatır:"Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.
İngilizce Anlamı
1. ready. prepared. ready-made. quick. present. available. stand-by. up for. willing. agreeable. content. cut and dried. cut-and-dried. disposed. finished. forthcoming. forward. game. go. handy. on. on hand. on tap. operational. prompt. reach-me-down. r. 2. forthcoming. game. handy. immediate. prepared. ready. ripe. set. willing. 3. ready, readymade, prepared, quick, present, available, stand by, up for, willing, agreeable, content, cut and dried, disposed, finished, forthcoming, forward, game, handy, on, on hand, on tap, operational, prompt, reach me down, ripe, in train. snappy (cevap). officinal (ilaç). ready, at hand, in the mood for, up for, on one's mettle, on tap. "ready, prepared; willing; present; (giysi) ready-made; now that, since, while, as long as". 4. ready, prepared. 5. present, in attendance, attending. 6. ready-made. 7. ready-to-wear. 8. now that (the opportunity has presented itself), seeing that, since: Hazyr fyrsat çykmy?ken bunu yapalym. As the opportunity is at hand, let´s get this done. hazır da on hand, available: Hazyrda ne varsa çorbayy onlardan yapalym. Let´s make the soup out of whatever happens to be on hand. hazır almak /y/ to buy (something) ready-made. hazır bulunmak. 9. /da/ to be present (at). 10. to be ready. hazır a da?lar dayanmaz. proverb You can´t live off your capital indefinitely, no matter how large it may be. hazır etmek /y/ to prepare, get (something) ready. hazır evin has kadyny colloq. someone who appears on the scene and reaps all the benefits without having done anything to deserve them. hazır giyim ready-made clothing. hazır giyimci seller of ready-made clothing. hazır a konmak to come into possession of something which someone else has labored to produce. hazır mezaryn ölüsü. colloq. He/She expects everything to be handed to him/her on a silver platter. hazır ol! mil. Attention! hazır ol duru?u mil. attention. hazır dan yemek to live off one´s capital. hazır yiyici. 11. someone who lives off his/her capital. 12. (someone) who lives off his/her capital. ready. ready. 13. ready. present. prepared. in attendance. attending. ready-made. available. in the can. finished. forthcoming. geared up. handy. immediate. ready made. mounted. prompt. ripe. actual stock. on tap. on toast. willing.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.