seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
sssuğbusy.gif, enable, politely, bozmak, share, propagate, clarify, metaphysicially, saber, plantar, ic, states, gururlu, metaphysically, iskiyuzme, inspriational, enigma, rolling, yorucu, annuity,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Yaşam, dirim. Doğumla ölüm arasında yaşan süre, ömür:"Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım."- H. F. Ozansoy. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Durum:"Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin. Geçim şartlarının bütünü:"Hayatımı yazılarımla kazanırım."- H. E. Adıvar. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yazgı, kader. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Avlu. Balkon. Sundurma.
2. Dirilik. Canlılık. Yaşama. Sağlık. * Fık: Allah (C.C.) kendi Zât-ı Ehadiyyetine mahsus bir hayat sıfatı ile muttasıftır. Bu, Hak Teâlâ'nın ilmi ile, irade ve kudret ile ittisafına hâs bir sıfattır. (Bak: Meratib-i hayat) (Hayat, şu kâinatın en ehemmiyetli gayesi.. hem en büyük neticesi.. hem en parlak nuru.. hem en lâtif mâyesi.. hem gayet süzülmüş bir hülâsası.. hem en mükemmel meyvesi.. hem en güzel zineti.. hem sırr-ı vahdeti.. hem rabıta-i ittihadı.. hem en yüksek kemali.. hem en güzel cemali.. hem kem.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. living. life. living. vita. existence. experience. heart's-blood. race.
2. living. life. vita. existence. experience. heart's-blood. race.
3. living. life, lifetime, living, vita, existence, experience, heart's blood, race. "life; existence; living; liveliness, movement". ,-ty.
4. porch.
5. courtyard (of a house).
6. prov. balcony. life.
7. life.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. leben. dasein.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.