Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Bir işi yapmak:"Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner. Bir durumu ortaya çıkarmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bulmak, erişmek:"Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Vermek. Eşit değer kazanmak. Herhangi bir değerde olmak:"Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin. Kötülükte bulunmak:"Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık. Küçük veya büyük abdestini yapmak.
İngilizce Anlamı
1. do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender. 2. cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make. 3. do, make, get, add up to, cost, have, pay, practice, practise, render, send, subject, take, tender. step (dans). say (dua). total (toplam). aggregate (toplamı). "to do, to make, to render; to cost; to amount to, to total; to be worth". ",-der auxiliary verb. 4. /y/ to do, make. 5. /y/ to do (well or wrong). 6. /y/ to reach (a time). 7. /y, dan/ to deprive (someone) of (something). 8. /y/ math. to equal, make. 9. /y/ to be worth. 10. /y/ to amount to, make. 11. /a/ to wrong, treat (someone) unjustly. 12. /a/ to soil or wet (one´s underpants, bed, etc.). etmedi?ini byrakmamak/komamak to do all the harm one can. etti?ini bulmak/çekmek to get one´s deserts. Etme eyleme! Please don´t do it!/Come on now, stop it! etti?i hayyr ürküttü?ü kurba?aya de?memek to be more of a hindrance than a help; to cause more harm than good. etti?i ile kalmak to be left with nothing but the shame of it (when a design against another has not come off). Etme yahu! Is that so?/You must be kidding. etti?ini yanyna byrakmamak /yn/ to get revenge on (someone), not to let (someone) get away with something. etti?i yanyna (kâr) kalmak to get away with a bad deed.". 13. to do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. child's language to soil or wet with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
Almanca Anlamı
1. machen. tun. ergeben. ausmachen. kosten. betragen. sich belaufen.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.