seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
encourage, requirements, mutual, yumruk, maintain, steal, sunset, çok, stetigkeit, bilgilendirici, boundaries, assessable, ile birlikte, lift, errors.php///vwar/backup/errors.php, açıklamak, dress down, dış ticaret, blind, based upon,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. anlaşmazlık, uyuşmazlık, münakaşa, tartışma. i. tartışma, münakaşa. f.
2. tartışmak, münakaşa etmek.
3. doğruluğundan şüphe etmek. tartismak; çekismek, kavga etmek; karsi çikmak, itiraz etmek, kabul etmemek,tartisma; çekisme, kavga; anlasmazlik, uyusmazlik. tartışma, münakaşa, uyuşmazlık. v.tartış:n.tartışma. v.tartış:n.tartışma. i. tartışma, münakaşa. f.
4. doğruluğundan şüphe etmek. v.tartış:n.tartışma. tartışma, ihtilaf, münakaşa, kavga. tartışmak, çekişmek, münakaşa etmek; karşı koymak, itiraz etmek, reddetmek; şüphe etmek. tartışma, mücadele, anlaşmazlık.
5. tartışma, kavga, mücadele, münakaşa; münakaşa etmek, tartışmak; bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek; reddetmek, mücadele etmek, herkesçe kabul edilmi, karşı koy mak, beyond dispute münakaşa kabul etmez, itiraz etmek, kabul etmemek.
6. tartışmak. çekişmek. kavga etmek. karşı çıkmak. itiraz etmek. kabul etmemek. tartışma. çekişme. kavga. anlaşmazlık. uyuşmazlık.
7. uyuşmazlık, ihtilaf. münakaşa. niza. uyuşmazlık. tartışmak. münakaşa etmek. itiraz etmek. kabul etmemek. tartışma, münakaşa; uyuşmazlık.
8. tartış tartışma.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Middle English, from Old French desputer, from Latin disputare to discuss, from dis- + putare to think
Pronunciation : di-spyüt
Function : verb
Date : 13th century

1. quarrel, disagreement, argument. argue, debate; appeal, contest; oppose, fight against. dispute\dis*pute"\, n. [cf. f. dispute. see: dispute, v. i.].
2. verbal controversy; contest by opposing argument or expression of opposing views or claims; controversial discussion; altercation; debate. addicted more to contemplation and profound dispute.
3. contest; struggle; quarrel.
4. To contend in argument; to argue against something maintained, upheld, or claimed, by another; to discuss; to reason; to debate; to altercate; to wrangle.
5. To make a subject of disputation; to argue pro and con; to discuss.
6. To oppose by argument or assertion; to attempt to overthrow; to controvert; to express dissent or opposition to; to call in question; to deny the truth or validity of; as, to dispute assertions or arguments.
7. To strive or contend about; to contest.
8. To struggle against; to resist.
9. Verbal controversy; contest by opposing argument or expression of opposing views or claims; controversial discussion; altercation; debate.
10. Contest; struggle; quarrel. coming into conflict with a disagreement or argument about something important; "he had a dispute with his wife"; "there were irreconcilable differences"; "the familiar conflict between Republicans and Democrats".
11. 1. A dispute is an argument or disagreement between people or groups. They have won previous pay disputes with the government.
12. If you dispute a fact, statement, or theory, you say that it is incorrect or untrue. He disputed the allegations Nobody disputed that Davey was clever Some economists disputed whether consumer spending is as strong as the figures suggest.
13. When people dispute something, they fight for control or ownership of it. You can also say that one group of people dispute something with another group. Russia and Ukraine have been disputing the ownership of the fleet Fishermen from Bristol disputed fishing rights with the Danes. a disputed border region.
14. If two or more people or groups are in dispute, they are arguing or disagreeing about something. The two countries are in dispute over the boundaries of their coastal waters.
15. If something is in dispute, people are questioning it or arguing about it. All those matters are in dispute and it is not for me to decide them. Bering Sea Dispute Memel dispute Vilnius dispute.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
conflictoconflit
discuter
Debattedisputadisputa

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.