Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı:"Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki..."- Y. Z. Ortaç. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan:"Dilinden Anadolu'lu olduğu ancak belli oluyordu."- S. F. Abasıyanık. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi:"Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır."- H. S. Tanrıöver. Belli durumlara, mesleklere, konulara özgü dil. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Anahtar. Kıstak. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili:"Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği."- S. F. Abasıyanık. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Gönül, yürek. 2. t. Lisan, zeban. * Ağızdaki tat alma duygusu ve konuşma uzvu. * İnsanların konuştukları lehçelerin her birisi. Lügat. * Muhtelif âlât ve edevâtın uzunca ve yassı, ekseriya oynak kısımları. * Coğ: Denizin içine uzanmış üstü düz mumluk, uzunca kara parçası. * Mc: Gıybet, mezemmet, dedi-kodu, çekiştirme.(İnsanın yüz cihazatından birtek cihazı olan lisanı; bir et parçası iken, iki büyük vazifesiyle yüzer hikmetlere, neticelere, meyvelere, fâidelere âlet oluyor.. Taamların zevkindeki vazifesi, ayrı ayrı bütün t. 3. tongue. language. spit. insanlara. aralarında anlaşma imkanı veren sesli veya yazılı işaretlerin tümü. zunge. sprache. (ç.) tek. worte. ausdrucksweise. zapfen. welle.
İngilizce Anlamı
1. speech. tongue. language. speech. clapper. lingo. 2. language. neck. spit. tongue. 3. tongue, language, speech, clapper, lingo. parlance (özel). "tongue; language; spit". poet. heart. dil yarasy wounded feelings caused by harsh words. language. language. 4. language. tongue. promontory. point. spit. bolt of a lock. index of a balance. prominence. speech.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.