Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan:"Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda."- N. Cumalı. Eğimi dike yakın olan:"Dik bir dereye indiler."- Ö. Seyfettin. Yatık durmayan, sert. Sert, kalın, tok (ses):"Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler."- A. İlhan. Sert (bakış). Ters, aksi (söz). Kaba, yersiz (davranış):"Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı."- H. E. Adıvar. Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
İngilizce Anlamı
Etymology : origin unknown Pronunciation : 'dik-"dik Function : noun Date : 1883 1. perpendicular. upright. vertical. straight. steep. bluff. upstanding. erect. horny. abrupt. arduous. bold. jagged. precipitous. rapid. scarped. sheer. square. stand-up. stiff. up. uprightly. 2. erect. perpendicular. precipitous. steep. upright. vertical. straight. rapid. precepitous. intent. fixed. penetrating. right. 3. perpendicular, upright, vertical, straight, steep, bluff, upstanding, erect, horny, abrupt, arduous, bold, jagged, precipitous, rapid, scarped, sheer, square, stand up, stiff, up. right (açı). rough (saç). uprightly. "perpendicular, vertical; straight, upright, erect; steep, rapid, precepitous; intent, fixed, penetrating; right". ",-ki. 4. perpendicular. 5. straight, upright, erect (in standing). 6. steep. 7. fixed, penetrating, intent (look). 8. geom. right. 9. sharp, biting (remark). dik açy geom. right angle. dik âlâsy /yn/ colloq. the very worst (of). dik baky?ly staring angrily, sharp looking. dik ba?ly. 10. conceited, stuck-up. 11. pigheaded, obstinate. dik dik severely, angrily. dik dik bakmak /a/ to stare angrily, look fixedly (at). dik durmak to stand upright. dik kafaly pigheaded, obstinate. dik rüzgâr naut. head wind. dik ses a sharp voice or sound; harsh voice. dik sözlü rudely outspoken. dik tutmak /y/ to hold straight, hold upright. dik üçgen geom. right triangle. ". perpendicular. 12. abrupt. perpendicular. right. steep. stiff. upright. straight. obstinate. vertical. erect. normal. plumb. high. aplomb. orthogonal. standing. square. uphill. sheer. rigid. starched. scrap. on end. precipitous. stand up.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.