Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. decide for a thing, decide against thing bir şeyin aleyhinde karar vermek, x sonuçlandır/kararlaştır, decide in favor of a thing bir şeyin lehinde karar vermek, hüküm vermek, karar vermek, kararlaştırmak. 2. kesin. 3. kararlı, azimli. 4. kararlı, ölçülü. açik, anlasilir, net; kararli, degismez. v.karar ver:adj.kararlı. v.karar ver:adj.kararlı. s. 5. kararlı, ölçülü. kararlaştırılmış; kararlı, azimli; kesin; açık; tartışmasız, şüphesiz. 6. kati, kesin, şüphesiz; mukarrer, muhakkak, kararlaştırılmış; kararlı/açık, inatçı, katiyetle, decidedly kesinlikle, sebatkar, x sonuçlandır/kararlaştır. 7. açık. anlaşılır. net. kararlı. değişmez. 8. karar verilmiş. kesinleşmiş. kesin. şüphesiz. sebatkâr. inatçı. kararlı. mukarrer. 9. karar ver kararlı.
İngilizce Anlamı
Etymology : Middle English, from Middle French decider, from Latin decidere, literally, to cut off, from de- + caedere to cut Pronunciation : di-sId, dE- Function : verb Date : 14th century 1. definite, clear, absolute. decided\de*cid"ed\ , a. 2. free from ambiguity; unequivocal; unmistakable; unquestionable; clear; evident; as, a decided advantage. "a more decided taste for science.". 3. free from doubt or wavering; determined; of fixed purpose; fully settled; positive; resolute; as, a decided opinion or purpose. 4. Free from ambiguity; unequivocal; unmistakable; unquestionable; clear; evident; as, a decided advantage. 5. Free from doubt or wavering; determined; of fixed purpose; fully settled; positive; resolute; as, a decided opinion or purpose. 6. To cut off; to separate. 7. To bring to a termination, as a question, controversy, struggle, by giving the victory to one side or party; to render judgment concerning; to determine; to settle. 8. To determine; to form a definite opinion; to come to a conclusion; to give decision; as, the court decided in favor of the defendant. reach, make, or come to a decision about something; "We finally decided after lengthy deliberations" bring to an end; settle conclusively; "The case was decided"; "The judge decided the case in favor of the plaintiff"; "The father adjudicated when the sons were quarreling over their inheritance" cause to decide; "This new development finally decided me!" influence or determine; "The vote in New Hampshire often decides the outcome of the Presidential election". 9. Decided means clear and definite. Her ignorance of the area put her at a decided disadvantage = definite. definite and easily noticed.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.