seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
örneklendirmek, einzahlen, inspare, vazifem, obtains, chaos, correlation, imperative, tissues, belladonna, warped, eniine boyuna, valve, bilingual, promiscuous, perfusion, quate, riddles, encounter, demand,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Bir yere yaslanmak, kendini dayamak:"Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor."- M. Ş. Esendal. Kullanılışı uzun sürmek, dayanıklı olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Birine, bir şeye güvenmek, istinat etmek:"Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız?"- F. R. Atay. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek:"Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler."- N. Cumalı. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek:"Aradan biraz daha geçince kumandan dayanamadı, söze başladı."- M. Ş. Esendal. Varmak, ulaşmak:"Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor."- Y. Z. Ortaç. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak:"İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar."- Halikarnas Balıkçısı. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Hız vermek. Yetişmek, yeter olmak.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. stand the racket. last. endure. resist. go on. survive. hang on. hold on. stand. bear up. take. take it. tolerate. withstand. lean. lean upon. rest. rest against. rely on. rely upon. be based on. stand on. abut. bear up against. bear with. brook. con.
2. bear. brook. consist. endure. last. lean. lump. repose. resist. rest. stay. stomach. support. withstand. to lean. to be based on. to resist. to endure. to bear. to bear up. to stand. to put up with. to stomach. to withstand. to hold out. to last. to push. to press. to shove. to arrive. to reach. to rely on.
3. last, endure, resist, go on, survive, hang on, hold on, stand, bear up, take, take it, tolerate, withstand, lean, lean upon, rest, rest against, rely on, rely upon, be based on, stand on, abut, bear up against, bear with, brook, consist, found. "to lean; to be based on; to resist; to endure, to bear, to bear up, to stand, to put up with; to stomach; to withstand, to hold out, to last; to push, to press, to shove; to arrive, to reach; to rely on".
4. /a/ to lean on/against; to lean against (something) hard (in order to move it or break it); to bear down on (something).
5. /a/ to be supported by, be buttressed by, be shored up by.
6. /a/ to rely on, trust in.
7. /a/ to be based on, be founded on.
8. to last, endure; /a/ to weather, survive, last out.
9. /a/ to hold out (against); to persevere.
10. /a/ to endure, bear, stand; to put up with.
11. /a/ to reach, get to, arrive at.
12. (for food) to keep, not to spoil.
13. /a/ (for an undesirable situation) to affect (someone), land on (someone´s) doorstep.".
14. to lean against / on. to be based on. to rely on. to resist. to last. to stand up. clothing to wear well. to endure. to bear. to put up with. to reach. to arrive at. to push. to shove. to carry. to stabilize. to lean. abide. abut. bear with sb. brook. c.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. sich lehnen. sich anlehnen. auf etw beruhen. auflehnen. aufliegen. aushalten. ausharren. ausstehen. bezug nehmen auf. basieren. dauern. dulden. erdulden. erleiden. ertragen. etw über sich ergehen lassen. fußen. halten. sich aufstützen. sich berufen auf. sich gründen. . lehnen. sich stützen. beruhen. sich berufen (auf). sich beziehen. vertragen. standhalten. widerstehen. sich stemmen. pochen.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.