Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. karşılıklı ilişkisi olmak. 2. aralarında uygunluk sağlamak, (iki şey/sonuç/rakam) arasında ilişki kurmak. i. birbiriyle ilgisi olan şeylerin her biri. aralarinda iliski kurmak; karsilikli iliskisi olmak, baglantili olmak. ilintile,v.ilişkili ol:n.ilişki. ilintile. f. 3. aralarında uygunluk sağlamak, (iki şey/sonuç/rakam) arasında ilişki kurmak. i. birbiriyle ilgisi olan. ilintile. ilinti kurmak, ilintilendirmek. ilişiği olmak, bağlantı kurmak, bağ kurmak, ilişkili olmak, ilişkisini ortaya çıkarmak, bağlantılı olmak; ilişkiyi göstermek, bağdaştırmak, uymak. bağıntı, bağ, ilişki, ilişkili şey. 4. aralarında uygunluk sağlamak, karşılıklı ilişkisi olmak, arasında ilişki kurmak; birbiri ile ilgisi olan şeylerin her biri, bağdaş/bağdaştır, bağdaşık şey. 5. aralarinda iliski kurmak. karsilikli iliskisi olmak. baglantili olmak. ilinti kurmak. ilintilendirmek. 6. karşılıklı ilişkisi olmak. aralarında uygunluk sağlamak. iki şey arasında ilişki kurmak. bağ. 7. ilişkili ol ilişki, ilintile. 8. aralarinda iliski kurmak. karsilikli iliskisi olmak. baglantili olmak.
İngilizce Anlamı
Etymology : back-formation from correlation Pronunciation : 'kor-&-l&t, 'kär- Function : noun Date : 1643 1. establish a mutual relation, connect; be mutually related, be connected. 2. To have reciprocal or mutual relations; to be mutually related. 3. To put in relation with each other; to connect together by the disclosure of a mutual relation; as, to correlate natural phenomena. 4. One who, or that which, stands in a reciprocal relation to something else, as father to son; a correlative. either of two correlated variables bring into a mutual, complementary, or reciprocal relation; "I cannot correlate these two pieces of information" to bear a reciprocal or mutual relation; "Do these facts correlate?". 5. 1. If one thing correlates with another, there is a close similarity or connection between them, often because one thing causes the other. You can also say that two things correlate. Obesity correlates with increased risk for hypertension and stroke The political opinions of spouses correlate more closely than their heights The loss of respect for British science is correlated to reduced funding At the highest executive levels earnings and performance aren't always correlated. 6. If you correlate things, you work out the way in which they are connected or the way they influence each other. Attempts to correlate specific language functions with particular parts of the brain have not advanced very far Lieutenant Ryan closed his eyes, first mentally viewing the different crime scenes, then correlating the data. if two or more facts, ideas etc correlate or if you correlate them, they are closely connected to each other or one causes the other correlate with. either of two things that correlate with each other.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.