seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
drive off, renk, memorizer, while, items, oral, hayfever, avoid, beg, duty-free shop, sell, evidence, caught., remark, abbot, inflamation, maskeli balo, arbitrary, decompose, pickles,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. i. kesinlik, katiyet. kesinlik, kuskusuzluk; kesin olan sey. kesinlik. kesinlik. i. kesinlik, katiyet. kesinlik. kesinlik, katiyet, kesin olan şey.
2. kesin olan şey/kesinlik.
3. kesinlik. kuşkusuzluk. kesin olan şey.
4. katiyet. kesinlik. kesin şey. kati şey.
5. kesinlik.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. sureness, definiteness. certainty\cer"tain*ty\ , n.; pl. certainties (#). [of. certaineté.].
2. the quality, state, or condition, of being certain. the certainty of punishment is the truest security against crimes.
3. a fact or truth unquestionable established. certainties are uninteresting and sating.
4. (law) clearness; freedom from ambiguity; lucidity.
5. The quality, state, or condition, of being certain.
6. A fact or truth unquestionable established.
7. Clearness; freedom from ambiguity; lucidity. something that is certain; "his victory is a certainty" the state of being certain; "his certainty reassured the others".
8. 1. Certainty is the state of being definite or of having no doubts at all about something. I have told them with absolute certainty there'll be no change of policy There is too little certainty about the present state of the German economy.
9. Certainty is the fact that something is certain to happen. A general election became a certainty three weeks ago. the certainty of more violence and bloodshed = inevitability.
10. Certainties are things that nobody has any doubts about. There are no certainties in modern Europe.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.