seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
vertex, unseat, cry, go into pieces, ignorant, kız yeğen, ancillary, abstract, hariç, önceleri, take, challenge, kırık, lip-gloss, leave to chance, yönetmek, groups, formülasyon, boşaltmak, çelişki,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. tesadüfen olan.
2. kasıtlı olmayan, rasgele.
3. ilgisiz, kayıtsız, lakayt.
4. pek dikkatli olmayan: He gave it a casual glance. Ona şöyle bir göz attı.
5. resmi olmayan, rahat (giysi).
6. gündelikçi, gündelikle çalışan. rastlantisal, tesadüfi; ciddi olmayan, hafif, sudan; günlük, resmi olmayan; (isçi) geçici olarak ise alinmis. gelişigüzel,tesadüfi. tesadüfi. s.
7. pek dikkatli olmayan: He gave it a casual glance. Ona. gelişigüzel. gündelik ayakkabı, gündelik giysi, geçici işçi, gündelikçi; yoksul kimse, doğada düzenli olarak görülmeyen (bitki). tesadüfen olan, rastlantı eseri, gelişigüzel, sıradan, geçici, gündelik; üstünkörü, kaçamak.
8. ilgisiz; tesadüfen olan, ; ihmalci, dikkatsiz; casual clothes gü, yerine henüz yerleşmemiş hayvan veya bitki; bir görevden başka bir göreve gitmek üzere yolda olan asker; rasgele, kasıtlı olmayan; ihtiyaç oldukça gündelikle tutulan işçi.
9. raslantısal. tesadüfi. ciddi olmayan. hafif. sudan. günlük. resmi olmayan. (işçi) geçici olarak işe alınmış.
10. neden oluşturan. nedensel. arızi. teklifsiz. tesadüfi.
11. tesadüfi, gelişigüzel.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Middle English, from Middle French and Late Latin; Middle French casuel, from Late Latin casualis, from Latin casus fall, chance; more at CASE
Pronunciation : kazh-w&l, ka-zh&-w&
Function : adjective
Date : 14th century

1. temporary worker; soldier who is temporarily stationed in a place. random, accidental; superficial; temporary; informal. casual\cas"u*al\, n. one who receives relief for a night in a parish to which he does not belong; a vagrant.casual \cas"u*al\ , a. [oe. casuel, f. casuel, fr. l. casualis, fr. casus fall, accident, fr. cadere to fall. see: case.].
2. happening or coming to pass without design, and without being foreseen or expected; accidental; fortuitous; coming by chance. casual breaks, in the general system. irving.
3. coming without regularity; occasional; incidental; as, casual expenses. a constant habit, rather than a casual gesture.
4. Happening or coming to pass without design, and without being foreseen or expected; accidental; fortuitous; coming by chance.
5. Coming without regularity; occasional; incidental; as, casual expenses.
6. One who receives relief for a night in a parish to which he does not belong; a vagrant. hasty and without attention to detail; not thorough; "a casual inspection failed to reveal the house's structural flaws"; "a passing glance"; "perfunctory courtesy" marked by blithe unconcern; "an ability to interest casual students"; "showed a casual disregard for cold weather"; "an utterly insouciant financial policy"; "an elegantly insouciant manner"; "drove his car with nonchalant abandon"; "was polite in a teasing nonchalant manner" not showing effort or strain; "a difficult feat performed with casual mastery"; "careless grace" suited for everyday use; "casual clothes"; "everyday clothes" without or seeming to be without plan or method; offhand; "a casual remark"; "information collected by casual methods and in their spare time" employed in a specified capacity from time to time; "casual employment"; "a casual correspondence with a former teacher"; "an occasional worker".
7. 1. If you are casual, you are, or you pretend to be, relaxed and not very concerned about what is happening or what you are doing. It's difficult for me to be casual about anything He's an easy-going, friendly young man with a casual sort of attitude towards money. + casually casu·al·ly `No need to hurry,' Ben said casually.
8. A casual event or situation happens by chance or without planning. What you mean as a casual remark could be misinterpreted Even a casual observer could hardly have failed to notice the heightening of an already tense atmosphere.
9. Casual clothes are ones that you normally wear at home or on holiday, and not on formal occasions. I also bought some casual clothes for the weekend. ¡Ù formal + casually casu·al·ly They were smartly but casually dressed.
10. Casual work is done for short periods and not on a permanent or regular basis. It became increasingly expensive to hire casual workers. = temporary ¡Ù permanent.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. zufällig.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
ocasionaloccasionnelbeiläufig
zufällig
ocasionalcasuale

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.