seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
coarch, bulging, benefit, suggest, fate, catch, wedding, fragment, murder, üzgünüm, sheer, yapıştırmak, ışın, suitable, ısrar, marry, intimacy, comet, interpret, mahmud,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık:"Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi."- Ö. Seyfettin. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en karşıtı. Uzunluk. Yol, ırmak, deniz kıyısı:"Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi."- F. R. Atay. Kumaş için ölçü. Uzaklık:"Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir."- H. Taner. Destan:"Boy boyladı, soy soyladı."- Dede Korkut. Ortak bir atadan türediklerine, birbirleriyle kan akrabalığı bulunduğuna inanarak evlenmeyen, toplumsal ve ekonomik ilişkilerini anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan:"Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar."- O. S. Orhon.
2. erkek çocuk, oğlan; delikanlı.
3. genç uşak. erkek çocuk, oglan; ogul,Vay canina!, Üf!, Vay be!. erkek çocuk. erkek çocuk. i.
4. genç uşak. oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli.
5. oğlan, erkek çocuk; delikanlı; boy friend k, dili erkek arkadaş, aşağ, oğlan, genç uşak, boy scout erkek izci.
6. erkek çocuk. oğlan. oğul. vay canına!. üf!. vay be!.
7. erkek çocuk. oğlan. genç adam. delikanlı. erkek hizmetçi.
8. erkek çocuk.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Middle English
Pronunciation : boi
Function : noun
Date : 13th century

1. stature.
2. gosh! (cry of surprise, disappointment, or excitement). male child; son; young male; male servant (offensive).
3. friend, possibly short for homeboy: "That's my boy .
4. racist term used by white masters to address a slave: "Boy is a racist white word " -- Dr. Dre (movie: Who's the man.
5. the peni.
6. a general exclamation of excitement, surprise, etc. boy\boy\, n. in various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race. he reverted again and again to the labor difficulty, and spoke of importing boys from capetown.boy \boy\, v. t. to act as a boy; -- in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage. i shall see: some squeaking cleopatra boy my greatness. [boy \boy\ , n. [cf. d. boef, fries. boi, boy; akin to g. bube, icel. bofi rouge.] a male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son. my only boy fell by the side of great dundee. w. scott.note: boy is often used as a term of comradeship, as in college, or in the army or navy. in the plural used colloquially of members of an associaton, fraternity, or party.boy bishop, a boy (usually a chorister) elected bishop, in old christian sports, and invested with robes and other insignia. he practiced a kind of mimicry of the ceremonies in which the bishop usually officiated.
7. clan. extent. figure. length. size. stature. tribe.
8. A male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
9. To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
10. In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race. offensive term for Black man; "get out of my way, boy" a friendly informal reference to a grown man; "he likes to play golf with the boys".
11. height, length, linear measurement, size, bulk, stature; clan, tribe. tribe, clan. sociol. clan.
12. length. height. stature. size. road edge. river bank. extent. magnitude.
13. 1. A boy is a child who will grow up to be a man. I knew him when he was a little boy He was still just a boy.
14. You can refer to a young man as a boy, especially when talking about relationships between boys and girls. the age when girls get interested in boys.
15. Someone's boy is their son. Eric was my cousin Edward's boy I have two boys.
16. feelings You can refer to a man as a boy, especially when you are talking about him in an affectionate way. the local boy who made President `Come on boys', he shouted to the sailors. = lad see also: backroom boy, blue-eyed boy, bully-boy, head boy, messenger boy, office boy, old boy, stable boy, Teddy boy.
17. feelings Some people say `boy' or `oh boy' in order to express feelings of excitement or admiration. Oh Boy! Just think what I could tell him.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. länge.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
muchachogarçonJungemeninoragazzo

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.