seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
appearance, pragmatics, kız, zealot, granuloctye, commitment, yardım, ties, tanımak, genau, loyality, hire, bereavement, clay tablet, split, transient, renged, şart, takmak, sudden,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Koymak:"Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz."- B. Felek. Rastgele bir kenara koymak. Uzatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sille, tokat vurmak. Top, tüfek gibi silahları patlatmak. Kurşun, gülle, ok gibi şeyleri hedefe iletmek. Geri bırakmak, ertelemek. Örtmek. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Sözle sataşmak. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. İçki içmek:"... bir kadeh attığımı biliyorum. Sonra artık sarhoş olmuşum."- S. F. Abasıyanık. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Çatlamak, yırtılmak veya yapışık olduğu yerden ayrılmak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Değerini eksiltmek. Bir şeyin rengi solmak. Söylemek. Göndermek, yollamak. Haykırmak, bağırmak. Etkisi kaybolmak, alışmak, bırakmak:"Hele trenin yorgunluğunu at bir üzerinden."- T. Dursun K. Götürmek, sahiplenmek:"Gözüne kestirdiği erkeği tavlayıp resmen oraya atarmış."- A. İlhan. Terk etmek.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. draw the longbow. throw. throw away. throw into. eject. give a kick. tell lies. cashier. cast. cast away. cast off. catapult. chuck. chuck away. chuck out. dart. dash. deliver. discharge. doff. drop. elbow out. elbow smb. out. eliminate. fabricate. f.
2. axe. bung. cast. chuck. cut. dart. discard. discharge. eliminate. expel. impute. project. reject. remove. scrap. shed. shoot. shy. sling. throw. toss.
3. throw, throw away, throw into, eject, give a kick, tell lies, cashier, cast, cast away, cast off, catapult, chuck, chuck away, chuck out, dart, dash, deliver, discharge, doff, drop, elbow out, elbow smb. out, eliminate, fabricate, fetch, fib. "to throw, to fling, to cast, to sling; to drop, to cast; to toss, to chuck, to bung ; to turf sb/sth out (of sth); to insert; to eliminate, to remove; to expel; to dismiss, to fire, to boot sb out (of sth); to put out, to extend; to dump, to throw away; t" " pas vermek; (imza) to fix; (mektup, kart) to drop; (sigorta) to fuse, to blow; (silah) to discharge, to fire; (kalp, damar) to beat, to pump, to pulsate; (çy?lyk, kahkaha) to let out; (yumruk) to strike".
4. /y/ to throw.
5. /y/ to drop.
6. /y/ to send away.
7. /y, a/ to add (something) to (something), put (something) into (something).
8. /y/ to write (one´s signature, the date).
9. /y/ to put out, extend.
10. /y/ to carry, take (things from one place to another).
11. /y/ to fire (a shot, a gun).
12. /y/ to postpone.
13. /y, a/ to throw on, put on (a garment).
14. /y, a/ to impute, throw (the blame) on.
15. /y, dan/ to expel (someone) from.
16. /y/ to discard, throw away.
17. /y/ to stop using, stop wearing.
18. /y/ to reject, expel.
19. /y/ to blow up, demolish.
20. colloq. to lie, make up stories.
21. to present a guess as if it were a certainty.
22. /y/ colloq. to drink.
23. /y/ to fluff (cotton) with a bow and mallet.
24. to split, crack, come loose.
25. (for a seam in cloth) to come loose from fraying.
26. (for the heart, an artery) to pulsate, beat.
27. /y/ to send.
28. /y/ to let out (a cry, scream, roar of laughter).
29. /y/ to abandon, give up, be freed from.
30. slang to perform (a dance).
31. slang to sing (a song).
32. /y/ to land (a blow).
33. /y, a/ to make (an inappropriate remark) to. Atsan atylmaz, satsan satylmaz. colloq.
34. You just can´t get rid of him.
35. It is too good to throw out and not good enough to use. Atty?y attyk, tuttu?u tuttuk. colloq. He gets his own way. atyp tutmak.
36. /y/ to run (someone, something) down.
37. to talk big, boast. atty?yny vurmak to be consistently successful, come out on top every time. discard. throw. discard.
38. discard.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. werfen. wegwerfen. abfeuern. abwerfen. erfinden. flunkern. schleudern. schnellen. vertreiben. wegtun. zuwerfen. pfeffern. schmeißen. (kalp/nabız) schlagen. pochen. (kâğıt) ausspielen. (tokat). stossen. schimeissen. wegschmeissen. einwerfen. schiessen. angeben. übertreiben. pulsieren.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.