Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"
Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
Türkçe Anlamı
1. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik, esas, hakikat. Soy, nesep:"İnsan dedi, aslını unutmamalıdır."- S. F. Abasıyanık. Gerçek:"Genç kızın bıraktığı mektup asıl sebebi meydana çıkarmıştı."- R. N. Güntekin. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.
İngilizce Anlamı
1. true. real. original. actual. main. elementary. principal. cardinal. master. authentic. central. in chief. intrinsic. pivotal. virtual. principally. original. origin. origination. extraction. foundation. gist. groundwork. provenance. root-stock. foun. 2. actual. essence. fountain. main. master. original. parentage. seed. virtual. foundation. base. reality. truth. origin. source. the original. real. true. genuine. essential. principal. primary. actually. 3. true, authentic, actual, real; original, main, elementary, principal, cardinal, master, central, in chief, intrinsic, pivotal, virtual. principally. original, origin, origination, extraction, foundation, gist, groundwork, provenance, root stock, fountain head. "foundation, base; reality, truth; origin, source; the original; real, true, genuine; essential, main, principal, primary; original; actually". ",-sly. 4. original, the original. 5. origin, original form. 6. truth, reality; basis. 7. actual, true; real, essential. 8. the most important, main. 9. actually, essentially. asıl ynda actually, essentially; originally. asıl y astary essence, true form. asıl y astary/fasly olmamak to be unfounded, not to be true. asıl yna bakylyrsa the truth of the matter (is). asıl y çykmak to be confirmed. asıl y esasy/fasly yok. There is no truth in it. asıl y nesli origin, background. asıl sayylar math. cardinal numbers. asıl y var. It is substantially true./It is founded on fact. asıl vurgu phonetics primary accent. asıl y yok. It is not true.". inherent. 10. actual. origin. original copy. original. essence of a thing. essential. real. 11. True. fundamental. family stock. capital stock. institutional copy. derivation. descent. essence. germ. original copy. pivotal. premier. prime. principal. source. stuff.
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.