seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
rigged, glacier, preworks, excess, legislative act, fingertip, where, sheet, mentioning, fruit, make, valutech, mollases, kinaz, altered, compulsion, personalization, shattering, men, orbit,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Dizi. dizi. i.
2. sıralanış, düzen.
3. giyiniş. f.
4. (askeri birlikleri) sıralamak.
5. giymek; giydirmek. düzenlemek, dizmek, tanzim etmek, tertip etmek; süslemek, giydirip kusatmak, donatmak, önemli birlik, sira, askeri nizam; giyim kusam, süs, donanim; görkem, tantana, debdebe; saf, sira. dizi,v.diz:n.sıra. v.diz:n.sıra. i.
6. giymek; giydirmek. dizi. dizi. dizilim. düzen, sıra, diziliş, sergileme, gösteriş; jüri heyeti, jüri heyeti listesi, görkem; ihtişam, gösterişli kıyafet. sıralamak, sıraya dizmek; giydirmek, süslemek; çeki düzen vermek. dizi:elemanların bir veya daha fazla boyutlu düzeni.
7. tanzim, tertip, sıra, nizam, saf, düzen; muhteşem kıyafet, birlik/giysi, giyin/diz; tantana, debdebe; ordu; donatmak, dizmek, sıra, jüri heyeti, çeki düzen vermek, giydirip kuşatmak, jüri heyeti listesi, ihtişam, düzen, sıraya dizmek, tanzim etmek, sıral.
8. sıra. düzen. diziliş. sergileme. gösteriş. jüri heyeti. jüri heyeti listesi. görkem. ihtişam. gösterişli kıyafet. sıralamak. sıraya dizmek. giydirmek. süslemek. çeki düzen vermek. düzenlemek. dizmek. tanzim etmek. tertip etmek. giydirip kuşatmak. donatmak.
9. jüri heyeti. dizi. saf. sıra. tertip. nizam. düzen. ordu. tantana. görkemli giysi. bir istatistiksel çözümlemede gözlemler dizisinin düzenli bir biçimde gösterilmesi. dizmek. saf çekmek. düzenlemek. tanzim etmek. donatmak.
10. diz sıra, dizi.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
Etymology : Middle English, from Old French arayer, from Vulgar Latin arredare, from Latin ad- + a base of Germanic origin; akin to Gothic garaiths arranged; more at READY
Pronunciation : &-rA
Function : transitive verb
Date : 14th century

1. display; layout; clothing; (Computers) arrangement of data elements along one or more dimensions (recommended format for data that is not accessed sequentially). arrange; place in order; dress in fancy clothes. array\ar*ray"\, v. t. [imp. & p. p. arrayed ; p. pr. & vb. n. arraying.] [oe. araien, arraien, fr. oe. arraier, arreier, arreer, arroier, fr. arrai. see: array, n.].
2. to place or dispose in order, as troops for battle; to marshal. by torch and trumpet fast arrayed, each horseman drew his battle blade. ampbell. these doubts will be arrayed before their minds.
3. to deck or dress; to adorn with dress; to cloth to envelop; -- applied esp. to dress of a splendid kind. pharaoh arrayed him in vestures of fine linen. xli. . in gelid caves with horrid gloom arrayed.
4. (law) to set in order, as a jury, for the trial of a cause; that is, to call them man by man.
5. Order; a regular and imposing arrangement; disposition in regular lines; hence, order of battle; as, drawn up in battle array.
6. The whole body of persons thus placed in order; an orderly collection; hence, a body of soldiers.
7. An imposing series of things.
8. Dress; garments disposed in order upon the person; rich or beautiful apparel.
9. A ranking or setting forth in order, by the proper officer, of a jury as impaneled in a cause.
10. The panel itself.
11. The whole body of jurors summoned to attend the court.
12. To place or dispose in order, as troops for battle; to marshal.
13. To deck or dress; to adorn with dress; to cloth to envelop; applied esp. to dress of a splendid kind.
14. To set in order, as a jury, for the trial of a cause; that is, to call them man by man. an arrangement of aerials spaced to give desired directional characteristics especially fine or decorative clothing an impressive display; "it was a bewildering array of books"; "his tools were in an orderly array on the basement wall" an orderly arrangement; "an array of troops in battle order".
15. 1. An array of different things or people is a large number or wide range of them. As the deadline approached she experienced a bewildering array of emotions.
16. An array of objects is a collection of them that is displayed or arranged in a particular way. We visited the local markets and saw wonderful arrays of fruit and vegetables.
İspanyolcaFransızcaAlmancaPortekizceİtalyanca
arsenalrangéeReihedisposiçãoallineamento

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.