seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
ejoculation, güvenmek, experiment, type, thrat, let, aoutlet, convenience, zebra crossing, vurgulamak, dizi, meting, risk, conspilant, kurmay, barbell, compatible, çıka, gateway, from scratch,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak:"Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbenti çekip aldı."- N. Cumalı. Birlikte götürmek. Satın almak:"Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan."- N. Cumalı. Ele geçirmek, fethetmek:"Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş."- Ö. Seyfettin. İçine sığmak. Kabul etmek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Erkek, kadınla evlenmek:"O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü."- M. Ş. Esendal. Sürükleyip götürmek. Kazanmak, elde etmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bürümek, sarmak, kaplamak:"Dağ başını duman almış / Gümüş dere durmaz akar."- Marş. Kısaltmak, eksiltmek. Yolmak, koparmak. Yerini değiştirmek, çekmek. Temizlemek. Duş, banyo yapmak, yıkanmak. İçeri götürmek:"Sevdiği delikanlıyı gece evine almış."- N. Cumalı. Tat veya koku duymak. Örtmek, koymak. ... gibi anlamak. Başlamak:"Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur."- Halk türküsü. Davranış veya makam değiştirmek. İçecek veya sigara içmek. Yutmak, kullanmak. Yol gitmek, mesafe katetmek. Çalmak. Göreve, işe başlatmak. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Soldurmak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek:"Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı."- H. Taner.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. take. get. buy. receive. accept. take in. seize. capture. conquer. pick up. gain . put on . admit. assume. borrow. collect. come in. divest smb. of. draw. enter on. enter upon. enucleate. excise. extract. fetch. garner. have. help one.
2. accept. assume. capture. claim. conquer. derive. draw. extract. get. have. hold. keep. obtain. receive. score. secure. take. trade. to take. to get. to receive. to buy. to take sb in marriage. to hold. to take along. to call for. to capture. to conquer. to catch . to take on. to hire. to employ. to move. to remove. to take away. to sweep. to clean. to dust. to sense. to smell. to.
3. exchange, take, get, buy, receive, accept, take in, seize, capture, conquer, pick up, gain (weight), put on (weight), admit, assume, borrow, collect, come in, divest smb. of, draw, enter on, enter upon, enucleate, excise, extract, fetch, garner. "to take, to get; to receive; to buy; to take sb in marriage; to hold; to take along; to call for; to capture, to conquer; to catch (cold); to take on, to hire, to employ; to move; to remove, to take away;to sweep, to clean, to dust; to sense, to smell, to". ",-yr.
4. /y/ to take.
5. /y/ to get.
6. /y/ to buy.
7. /y/ to receive; to accept.
8. /y/ to steal.
9. /y/ to marry (a girl).
10. /y/ to take, hold, be able to contain.
11. /y/ to take along.
12. /y/ to capture; to conquer.
13. /y/ to take (a bath, medicine, a drink).
14. /y/ to catch (cold); to catch (fire).
15. /y/ to take on, hire, employ.
16. /y/ to remove, take away, pluck out.
17. /y/ to move.
18. /y/ to sweep, clean, dust.
19. /y/ to sense, smell, hear.
20. /y, a/ to put (something) on, throw (a garment) over (oneself).
21. /y, a/ to take (someone, something) into (one´s care or protection).
22. /y, a/ to take (something) as being (something).
23. /y/ to take (water).
24. /y/ (for wind, flood) to carry away, destroy.
25. /y/ (for smoke, fear) to overwhelm, cover, sweep through.
26. /y/ to cover, travel (a distance).
27. /dan/ to take the attitude of.
28. /dan/ to shorten.
29. to begin all at once. Aldy .... (before a name, in folk literature) ... began to recite. Aldy?y aptes ürküttü?ü kurba?aya de?mez. colloq. The gain is less than the loss. Al a?a?y, vur yukary .... with a lot of bargaining. Al benden de o kadar. colloq.
30. I am as bad off as you.
31. I agree. Al birini vur ötekine/birine. colloq. One is no better than the other. Al cevabyny otur a?a?y. colloq. Now you are answered. Al gülüm, ver gülüm. colloq.
32. They are fluttering and fussing over each other.
33. You know how to take; now learn how to give. Alan razy, satan razy. colloq. Since the two have agreed nobody else should interfere. Al sana. Here! Take it! Al sana bir (bela) daha. colloq. Here is another (trouble) for you. Al takke, ver külah ....
34. struggling, tumbling with one another.
35. with a great struggle.
36. becoming very intimate with each other. alyp verece?i olmamak.
37. to be all square on the accounts.
38. /la/ to have no relations (with). alyp verememek /la/ to have a disagreement (with). alyp vermek.
39. to have one´s heart beat wildly.
40. to turn over a matter in one´s mind, dwell on a matter.
41. /y/ to exchange, trade. Aldy yürüdü. colloq.
42. He has gotten rich quickly.
43. He has become famous in a short time.
44. It progressed well. It prospered and grew. alyp yürümek to make headway. ". get , receive. take. get.
45. get. receive. to take. to get. to buy. to purchase. to capture. to conquer. to take along. cold to catch. to take on. to hire. to employ. to sweep. to clean. smell , noise to sense. to receive. to marry a girl. to hold. to be able to contain. accept.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. nehmen. bekommen.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.