seslisozluk

  İngilizce-Türkçe-Almanca sözlük

Lütfen bir kelime girip 'Enter' a yada Ara tuşuna basınız. Ana Sayfa | Kayıt | Giriş yap | Turkish/Türkisch/Türkçe English/Englisch/ingilizce Deutsch/German/Almanca
  Mobile sozluk Cep-Sözlük | Sözlük-Forum | Araçlar yeni | Hakkımızda | Erişim | SSS | Linkler | Şifremi unuttum  | Sözlüğe Kelime Ekle 
 En son aradıklarınız
 Başkaları ne arıyor     * 
criminal justice majör, çakışmak, classification, allow, clear, açıklamak, debt, consent, corn, affords, precedence, distinction, shag, adjustments, weighting, bu kadar, pity, categorizing, magnitude, screw,

Seslisozluk.com : "Bilgilerini paylaşan kullanıcıların kurduğu online sözlük"

Seslisozluk.com un hedefi kullanıcıların dil bigilerini paylaşacağı bir ortam sağlamaktır. Sözlüğe katkıda bulunarak bilginizi tüm dünya ile paylaşabilirsiniz. Sözlükte arama yapmanın yanında, kullanıcılara birçok dünya dilinde soru sorabilir ve soruları cevaplayabilirsiniz. Yabancı dil seviyenizi geliştirmek için Sözlük tesi ve Hafıza teslerinden faydalanabilirsiniz.
 Turkish/Türkisch/Türkçe Türkçe Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı:"Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik."- R. N. Güntekin. Engelsiz. Örtüsüz, çıplak. Boş. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Aralığı çok. Çalışır durumda olan:"Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar."- Ö. Seyfettin. Kolay anlaşılır, vazıh:"Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim."- R. N. Güntekin. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen:"... her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o."- T. Buğra. Rengi açık olmayan, koyu karşıtı:"Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu."- Ö. Seyfettin. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film). Belli bir yerin biraz uzağı. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri:"Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır."- B. Necatigil. Doğru olarak, açıkça:"İnsan mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?"- M. Yesarî. Bir ihtiyacın karşılanamaması durumu.
 English/Englisch/ingilizce İngilizce Anlamı
Sesli dinlemek için giriş yapınız
1. open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
2. apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
3. open, uncovered, wide open, visible, apparent, obvious, bare, clear, unclouded, cloudless, definite, exposed, blank, aboveground, articulate, avowed, broad, candid, categorical, clean cut, clear-cut, confessed, crystal, decided, declared. expressly, in blank, explicitly. shortage, deficient amount, shortfall, deficiency, deficit. "open; (çay/kahve) weak; (yol/geçit) free, clear; (hava) clear, cloudless; (renk) light; uncovered; naked, bare; clear, plain, distinct; frank, outspoken; vacant" " bo?, münhal; (çek) blank;" "(resim/kitap vb.) smutty, bawdy, pornographic, salacious; open air; open sea; vacant position; deficit; shortfall; openly, baldly, frankly, straight out".
4. open.
5. unobstructed, free.
6. uncovered; naked, bare, exposed.
7. empty, clear, unoccupied.
8. spaced far apart, separated.
9. open for business, open.
10. clear, easy to understand; not in cipher.
11. not secret, in the open.
12. light (shade of color).
13. fortunate, promising.
14. obscene; suggestive.
15. open, defenseless, unprotected (city).
16. not roofed; not enclosed.
17. clear, cloudless, fine.
18. the open.
19. vacancy, job opening.
20. deficit, shortage.
21. excess of expense over income.
22. distance, space between.
23. outskirts; nearby place.
24. soccer wing, winger, player in a wing position.
25. open sea.
26. frank, open.
27. frankly, openly. açık ynda/ açık larynda naut. off ..., offshore. açık ta.
28. outdoors, in the open air.
29. obvious, apparent.
30. naut. in the offing, offshore.
31. unemployed. açık açyk openly, frankly. açık tan açy?a openly. açık adym big step, wide step. açık a?yzly stupid, dim-witted. açık alynla with a clear conscience. açık a almak /y/ to lay off (a government employee) temporarily. açık arazi mil. exposed terrain, unprotected terrain, open country. açık artyrma sale by public auction. açık ate? mil. direct fire. açık ta byrakmak /y/.
32. to leave (something) outdoors.
33. to leave out, exclude (a person from a privilege).
34. to leave (someone) without a home or a job. açık bono vermek /a/.
35. com. to give (someone) a blank check.
36. to give (someone) carte blanche, give (someone) freedom of action or complete control. açık yny bulmak to find something amiss. açık celse law public hearing. açık ciro blank endorsement, general endorsement. açık çek signed blank check. açık a çykarylmak to be dismissed from work, be fired. açık a çykarmak /y/.
37. to fire (a government employee).
38. to bring (a matter) out into the open. açık a çykmak.
39. to be fired.
40. to become known, come out. açık y çykmak.
41. (for one´s accounts) to show a shortage.
42. (for the inventory of property for which one is responsible) to show a shortage. açık deniz.
43. law high seas.
44. the open sea. açık devre elec. open circuit, interrupted circuit. açık durmak to stand aside, not to interfere. açık duru?ma law public hearing. açık ta e?lenmek to wait offshore without anchoring. açık eksiltme public bidding for a contract. açık elbise (a) revealing dress; (a) décolleté dress. açık elli open-handed, generous. açık ellilik open-handedness, generosity. açık fikirli broad -minded, enlightened, liberal-minded. açık gel! slang.
45. Stay clear!.
46. Come on, out with it! açık gelmek slang to stay away, not to come near. açık giyinmek to wear revealing clothes; to wear décolleté dresses. açık hava.
47. open air, outdoor; fresh air.
48. clear weather. açık hava sinemasy open-air movie theater, open-air cinema. açık hava tiyatrosu open-air theater. açık hava toplantysy public protest meeting. açık hece gram. open syllable. açık imza signature on blank paper. açık ta kalmak/olmak to have lost one´s home or job, Brit. be up a gum tree. açık kalp ameliyaty open-heart surgery. açık kalpli open-hearted, candid. açık y kapatmak to meet the deficit. açık kapy open door. açık kapy byrakmak /a/ to leave (someone) with some room for choice, leave (someone) with some leeway, not to tie (someone´s) hands. açık kapy politikasy open-door policy. açık kart vermek /a/ to give (someone) carte blanche. açık konu?mak to be frank, talk frankly. açık kredi open credit, blank credit. açık liman.
49. port unprotected from storms.
50. port without excessive formalities.
51. mil. unprotected port. açık lar livasy colloq. the unemployed. açık maa?y half pay (while an employee is temporarily suspended). açık mektup.
52. open letter.
53. unsealed letter. açık mevzi mil. exposed position. açık olmak /a/.
54. to be accessible (to).
55. to be receptive (to). açık ordugâh bivouac, temporary encampment. açık oturum panel discussion. açık oy open vote. açık oylama open voting. açık ö?retim education modeled after that of an open university. açık yny örtmek to cover up one´s fraud. açık pazar open market. açık poliçe certificate of indebtedness issued before all the details are settled. açık saçyk.
56. off-color, risqué; bawdy. on , open.
57. on. open. deficit. mar offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. colour light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
 Deutsch/German/Almanca Almanca Anlamı
1. klar. offen.

Start

Bu çeviriyi biliyorsanız:
Lütfen sözlüğe ekleyerek katkıda bulunun

Seslisozluk forumu
Traslations and translators, grammar, education, language clubs articles, letter writing, teaching and learning language, TOEIC TOEFL KPDS, Students abroad

Kelime Hafıza Testi
Sesli sözlükte ne aradığınızı hatırlıyormusunuz? Sözlük hafızanızı test edin. Kelime hafızanızı geliştirin. Test sonunda sözlük hafıza testi karneniz, çeviri raporunuz sunulmaktadır.
Sözlük Testi
Sözcük gücünüzü seslisozluk sözlükte test edin. Sözlükten rastgele hazırlanmış kelimeler ile sözcük dagarcığınızı geliştirin, çeviri gücünüzü arttırın.