| çocuk | Küçük yaştaki oğlan veya kız:"Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay | tr |
| çocuk | Soy bakımından oğul veya kız, evlat:"Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu | tr |
| çocuk | Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan:"Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu | tr |
| çocuk | Genç erkek | tr |
| çocuk | Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse | tr |
| çocuk | Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi | tr |
| çocuk | Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse | tr |