| çerçeve | Resim, yazı, ayna gibi şeyleri süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık:"Duvarda bir çerçeve asılıdır ki çarpıktır, düzeltemezsiniz."- R. H. Karay | tr |
| çerçeve | Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık:"Pencerenin geniş çerçevesi yıldız salkımlarıyla dolu."- Y. Z. Ortaç | tr |
| çerçeve | Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan:"Boğaziçi'nin böyle bir medeniyet çerçevesi içinde geçen hayatı ne güzel ve mükemmeldir."- A. Ş. Hisar | tr |
| çerçeve | Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç | tr |