| çay | Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis) | tr |
| çay | Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir tür içecek | tr |
| çay | Bu yaprakların haşlanması ile elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek:"O esnada bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler."- R. N. Güntekin | tr |
| çay | Konukların çay, börek, pasta gibi içecek ve yiyeceklerle ağırlandığı toplantı:"Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım."- P. Safa | tr |
| çay | Müzikli toplantı:"Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir."- H. Taner | tr |
| çay | Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu:"Deli bir çayın kıyısındaki yalçın bir kaya gibidir."- T. Buğra | tr |