| HEYKEL | Mc: Soğuk ve duygusuz kimse | tr |
| HEYKEL | Büyük bina, anıt, büyük ve yüksek yapı, âbide | tr |
| HEYKEL | Güzel ve yakışıklı kişi | tr |
| HEYKEL | Taş, tunç, kil ve alçı gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğurulup, pişirilerek yapılan insan, hayvan vs. şekli | tr |
| Heykel | bediz | tr |
| Heykel | anak | tr |
| Heykel | yontu | tr |
| Heykel | burkhan | tr |
| Heykel | statü | tr |
| heykel | Taş, tunç, bakır, kil, alçı gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu | tr |
| heykel | Taş, tunç, bakır, kil, alçı gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu:"Harabenin ortasında bir Afrodit heykeli bulunduğunu hayal meyal hatırlıyor."- R. H. Karay | tr |