English > Turkish 


Share:


Your recent searches
+-  Turkish - English translation for "düşmek"
  •  
düşmek fall en 
  •  
düşmek drop en 
  •  
düşmek crumble en 
  •  
düşmek decline  fiil tr 
  •  
düşmek fall off en 
  •  
düşmek lie tr 
  •  
düşmek to fall; to drop; to decline; (uçak) to crash; (çocuk) to be aborted; to fall down, to fall over, to go down; to fall on, to fall upon, to fall to (sb); to fall off, to decrease, to go down, to come down; to deduct, to subtract; to condescend (to), to sto en 
  •  
düşmek dive en 
  •  
düşmek come down en 
  •  
düşmek fall over en 
  •  
düşmek land  fiil tr 
  •  
düşmek tumble  fiil tr 
  •  
düşmek collapse en 
  •  
düşmek deduct  fiil tr 
  •  
düşmek decrease en 
  •  
düşmek fall down tr 
  •  
düşmek lapse  fiil tr 
  •  
düşmek to drop en 
  •  
düşmek to decrease en 
  •  
düşmek flat tr 
  •  
düşmek go down tr 
  •  
düşmek pitch  fiil tr 
  •  
düşmek plonk  fiil tr 
  •  
düşmek dump tr 
  •  
düşmek rest with tr 
  •  
düşmek prolapse tr 
  •  
düşmek plunk  fiil tr 
  •  
düşmek plunge  fiil tr 
  •  
düşmek to subtract en 
  •  
düşmek end up tr 
  •  
düşmek fall among tr 
  •  
düşmek ebb  fiil tr 
  •  
düşmek drop off tr 
  •  
düşmek to deduct en 
  •  
düşmek fall from tr 
  •  
düşmek fall on evil days tr 
  •  
düşmek fall on tr 
  •  
düşmek fall in a heap tr 
  •  
düşmek scale down tr 
  •  
düşmek sink into tr 
  •  
düşmek to pitch tr 
  •  
düşmek to fall tr 
  •  
düşmek to get as one's share by chance or allotment tr 
  •  
düşmek to receive tr 
  •  
düşmek to lie within one's responsibility tr 
  •  
düşmek to break tr 
  •  
düşmek lower tr 
  •  
düşmek come tr 
  •  
düşmek fell tr 
  •  
düşmek flow tr 
  •  
düşmek blow tr 
  •  
düşmek slip tr 
  •  
düşmek (fetus) to be born dead tr 
  •  
düşmek to fall over tr 
  •  
düşmek dip tr 
  •  
düşmek subside into tr 
  •  
düşmek step down tr 
  •  
düşmek spill tr 
  •  
düşmek sink  fiil tr 
  •  
düşmek tumble down tr 
  •  
düşmek to end up in tr 
  •  
düşmek to flutter tr 
  •  
düşmek (jail , court) to wind up in tr 
  •  
düşmek drop down tr 
  •  
düşmek droop  fiil tr 
  •  
düşmek sag en 
  •  
düşmek to be a close friend of, pal around with. Düşmez kalkmaz bir Allah. (Atasözü) Only God is free from trouble en 
  •  
düşmek to live in sexual intimacy with, sleep around with en 
  •  
düşmek slang to drop in on someone, appear unannounced. Düşenin dostu olmaz. (Atasözü) People in trouble have no friends. düşe kalka struggling along, with difficulty. düşüp kalkmak colloq en 
  •  
düşmek to receive, get as one's share (by chance or allotment) en 
  •  
düşmek to come to (one) by chance en 
  •  
düşmek to be left out of (accidentally) en 
  •  
düşmek to wind up in, end up in (jail, court, a hospital) en 
  •  
düşmek to get involved with (a disagreeable and unpleasant person) en 
  •  
düşmek crash en 
  •  
düşmek crumple en 
  •  
düşmek crumple up en 
  •  
düşmek degrade en 
  •  
düşmek (Denizcilik) to fall off course or make little headway (due to wind, waves, current) en 
  •  
düşmek to fall on (a certain day) en 
  •  
düşmek come down in the world tr 
  •  
düşmek to come to sb by chance en 
  •  
düşmek to fall on a certain day en 
  •  
düşmek descend tr 
  •  
düşmek to get (tired, weak) en 
  •  
düşmek to fall into, be overcome by (doubts, worry, trouble) en 
  •  
düşmek to be suitable; to suit en 
  •  
düşmek to lie within one's responsibility, be up to (one) en 
  •  
düşmek to lie in (a certain direction) en 
  •  
düşmek (for a fetus) to be miscarried; to be aborted en 
  •  
düşmek to fall from power en 
  •  
düşmek behove en 
  •  
düşmek (iş) behoove en 
  •  
düşmek (fiyat) recede en 
  •  
düşme descent  isim tr 
  •  
düşme decadence tr 
  •  
düşme squash en 
  •  
düşme falling down tr 
  •  
düşme falling away tr 
  •  
düşme falling off tr 
  •  
düşme attenuation tr 
  •  
düşme deduction tr 
  •  
düşme degradation tr 
  •  
düşme drift tr 
  •  
düşme downfall  isim tr 
  •  
düşme fail tr 
  •  
düşme shortfall tr 
  •  
düşme trip tr 
  •  
düşme stepdown tr 
  •  
düşme knockdown tr 
  •  
düşme loss  Dilbilim tr 
  •  
düşme deletion  Dilbilim tr 
  •  
düşme abatement  Kanun tr 
  •  
düşme comedown tr 
  •  
düşme ebbing tr 
  •  
düşme elision  Dilbilim tr 
  •  
düşme deducting tr 
  •  
düşme tumbling tr 
  •  
düşme precipitation  isim tr 
  •  
düşme leeway tr 
  •  
düşme flop  isim tr 
  •  
düşme dropping tr 
  •  
düşme sinking tr 
  •  
düşme diminution tr 
  •  
düşme slump  isim tr 
  •  
düşme falling  isim tr 
  •  
düşme depreciation tr 
  •  
düşme depression en 
  •  
düşme declination en 
  •  
düşme pitching en 
  •  
düşme crash landing en 
  •  
düşme (fiyat) sag en 
+-  Turkish - Turkish translation for "düşmek"
  •  
düşmek Yağmak tr 
  •  
Düşmek HÜLK tr 
  •  
Düşmek CE'F tr 
  •  
Düşmek SAKTA tr 
  •  
Düşmek boylamak tr 
  •  
Düşmek SAR' tr 
  •  
Düşmek TARR tr 
  •  
Düşmek TAHV tr 
  •  
düşmek Bir zorunluk sebebiyle bulunduğu yerden ayrılmak, gitmek tr 
  •  
düşmek Uğramak, kapılmak tr 
  •  
düşmek Yakışık almak tr 
  •  
düşmek Eksilmek tr 
  •  
düşmek Vakti gelmeden (ölü) doğmak tr 
  •  
düşmek Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak tr 
  •  
düşmek Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek tr 
  •  
düşmek Vurmak, değmek, rastlamak tr 
  •  
düşmek Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek tr 
  •  
düşmek Düşkünleşmek tr 
  •  
düşmek Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek tr 
  •  
düşmek Belirli zamana rastlamak tr 
  •  
düşmek Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak tr 
  •  
düşmek Alışmak, müptela olmak tr 
  •  
düşmek Eksilmek, azalmak tr 
  •  
düşmek Biriyle yaşamak, çalışmak, birlikte olmak durumunda kalmak tr 
  •  
düşmek Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak tr 
  •  
düşmek İş başından uzaklaşmak tr 
  •  
düşmek Bulunmak tr 
  •  
düşmek Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak:"Medine'nin düştüğünü söylemek istedim."- F. R. Atay tr 
  •  
düşmek Bir zorunluk sebebiyle bulunduğu yerden ayrılmak, gitmek:"Bir lokma ekmek uğruna çoluk çocuğu ile gurbet ellere düşmüştü."- H. Taner tr 
  •  
düşmek Eksilmek:"Gündelikleri yarı yarıya düşmüştü."- N. Cumalı tr 
  •  
düşmek Aşırı ilgi veya sevgi göstermek tr 
  •  
düşmek Uğramak, kapılmak:"Kadınlar yeni baştan telaşa, heyecana, korkuya düştüler."- A. Gündüz tr 
  •  
düşmek Yakışmak, uygun gelmek tr 
  •  
düşmek Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak tr 
  •  
düşmek Vurmak, değmek, rastlamak:"İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu."- Ö. Seyfettin. Ölü doğmak tr 
  •  
düşmek Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek:"Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım."- S. F. Abasıyanık tr 
  •  
düşmek Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek:"Havada uçan kuş vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor."- R. N. Güntekin tr 
  •  
düşmek Yere devrilmek, yere serilmek tr 
  •  
düşmek Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak tr 
  •  
düşmek Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak tr 
  •  
düşmek Yakışık almak:"Övünmesi de komşulara, arkadaşlara düşer."- H. Taner. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak:"Bana arada bir bakkaldan tuz, limon almak düşüyor, o kadar."- H. Taner tr 
  •  
düşmek Bulunmak:"Birlikte evden çıkmışlar, limanda iskelenin karşısına düşen kahveye doğru yürümüşlerdi."- N. Cumalı tr 
  •  
düşmek Belirli zamana rastlamak:"Babasının Sütlüce'de yeni bir ev alması bu tarihlere düşer."- M. Ş. Esendal tr 
  •  
düşmek Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek:"Bir raslantı sonucu aralarına düşmüştüm."- H. Taner tr 
  •  
düşmek Fırsat çıkmak tr 
  •  
düşmek Olmak, olumsuz bir duruma girmek tr 
  •  
düşmek Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılır tr 
  •  
düşmek Sonradan düşmüş."- R. N. Güntekin tr 
  •  
düşmek Düşkünleşmek:"Babam balıkçı amma, vaktiyle zenginmiş efendim tr 
  •  
düşmek Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak tr 
  •  
düşmek Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak:"O asker, gittiğimiz yerde bir aralık benim bölüğüme düşmüştü."- R. N. Güntekin tr 
  •  
düşmek Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak:"Bu yaşta mahkemelere düşmek..."- S. F. Abasıyanık. İşbaşından uzaklaşmak tr 
  •  
düşmek Hızı, gücü, değeri azalmak tr 
  •  
düşmek Isı, basınç ve ateş, eksilmek, azalmak:"İki gün içinde ateş düştü; ağrılar, sızılar hafifledi."- R. N. Güntekin tr 
  •  
düşmek Bayağılaşmak tr 
  •  
Düşme sukut tr 
  •  
düşme Bir geminin rüzgar ve akıntı etkisiyle bulunduğu rotadan veya mevkiden kayması tr 
  •  
düşme Düşmek işi tr 
+-  Turkish - German translation for "düşmek"
  •  
düşmek fallen, hinfallen, stünen, hinuntergehen, sinken, abstürzen, abfallen de 
  •  
düşmek fallen, abfallen, absinken, abstürzen, ausgehen, geraten, geraten, heruntergehen, sinken, stürzen, verfallen; (fiyat) zurückgehen; (hesaptan) abbuchen; (ışık) einfallen; (saç) ausfallen, ausgehen de 
  •  
düşmek fallen de 
  •  
düşmek abstürzen tr 
  •  
düşmek fallen; abfallen; hinfallen; stürzen de 
  •  
düşme Fall, Sturz, Rückgang de 
  •  
düşme Absturz [der], Ausfall [der], Abstieg [der]; (dava) Verfall [der] de 
  •  
düşme r Fall, r Sturz, r Rückgang de 
  •  
düşme Absturz m de 
+-  Turkish - Greek translation for "düşmek"
  •  
düşmek πέφτω. peşine ~ ακολουθώ. üstüne ~ δείχνω υπερβολική φροντίδα el 
  •  
düşme πέσιμο. υποβάθμιση el 
+-  Turkish - French translation for "düşmek"
  •  
düşmek tomber, choir, prendre une bûche, ramasser une pelle, s'amenuiser, s'étaler, se renverser ry 
  •  
düşmek tomber ry 
  •  
düşmek échoir à tr 
  •  
düşmek choir tr 
  •  
düşmek prendre une bûche tr 
  •  
düşme chute [la], baisse [la], culbute [la], décroissement [le] fr 

 

My favorite language pair:   and
 Your favorite languge pair will be displayed first and additionally if checkbox is checked only this pair will be displayed!




no ad gün boyunca reklam gösterme



 



© 1999-2009 SesliSozluk™ v5.2.1.052

Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com
Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary.
To contribute more resources please contact us.
Visuals(images) are provided by Google Image Search API.
Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you!
The content on this site is for informational purposes only.

düşmek sözlük anlamı nedir?
düşmek nedir?, düşmek tanımı, düşmek etimolojisi, düşmek okunuşu, düşmek çevirisi, düşmek kelimesinin eşanlamı nedir?, düşmek in dictionary, düşmek definition, dictionary english translation definition of düşmek, define düşmek, translation of düşmek, düşmek translation, düşmek in Turkish, düşmek in English, düşmek pronunciation, düşmek ethymology, düşmek in English dictionary, düşmek in English language, düşmek in English dictionary, düşmek in Turkish dictionary, ingilizce sözlük, reference, translator, Almanca sözlük, Yunanca sözlük, Osmanlıca sözlük, İspanyolca sözlük, Fransızca sözlük, Hollandaca sözlük, kelime testleri, word quiz, günün kelimesi, word of the day, sesli ve resimli arama, online dictionary, wörterbuch, λεξικό, dictionnaire, diccionario - Seslisozluk öncelikle Türkçe ve İngilizce sözlüktür. Şubat 2009 itibariyle kategorisindeki ilk iki sözlük arasında sıralanır. Google PageRank sırasına göre dünyadaki online sözlükler çapında ilk 6 arasında yer alır. Osmanlı Türkçe Fransızca İspanyolca İtalyanca Almanca, Yunanca çevirilere de verilmektedir. Sözlüğe ayrıca PDA, SmartPhone, iPhone gibi web tarayıcısı destekli herhangi bir telefon tarafından kullanılabilir. Seslisozluk.com İngilizce-Türkçe online sözlük olarak 1999 yılında kurulmuş, kâr amacı gütmeyen bu sözlük kullanıcıların sözlüğe katkıları ile desteklenir. Kelimelerin telaffuzunu dinleme imkanı verdiği için ismi "sesli sözlük" den gelir. Katkı sistemi kullanıcıların yeni çeviriler eklemelerine imkan verir. Kullanıcıların katkılarıyla sözlük sürekli büyür. 2007 yılında Seslisozluk.com En İyi Web Ödülleri yarışmasında Türkiye Bilişim Derneği tarafından en iyi hizmet ödülü verilmiştir. 2008 yılında Seslisozluk.com Altın Örümcek En İyi Web Ödülleri Yarışması finallerine ulaşmıştır. ingilizce sözlük